En taze

nane limon

evi toplayıp temizlediğimde sevinsen keşke. ama yine de engel olsan hastayken bunları yapmama…sen baksan bana. bir tek onu yapmayı bildiğinden her derde devadır ya senin için nane limon, nane limon yapsan yine. hem hastalık dediğin nedir geçer elbet. bazen hastalık bir varmış bir yokmuş olur bazen de…
seni kırmak istemem ama nane limon her derde deva [...]

devam edelim...

Dedikodu Meydanı

Ne iyi olur ne kötü olur kestirmek zor. İnsanlar yanar döner azizim. Neyse, eğlenceye devam, herşeye rağmen. 'KASETÇALAR' çok acayip bir liste ile tekrar sunumda. Link sol üst köşede, görmedim deme! İyi dinlemeler. Mail grubundan da bir havadis, çok yakında yeniden hareket olacak. Oyh, geceleri yazmasam daha neşeli olabilirdik hepimiz!


Kategoriler

Yorumlarınız

Son gelenler

haydi hayırlısı…

salı - çarşamba akşamı izmir’deyim. inşallah bu sefer olacak. he bir de zaten izmir’in kızları güzelmiş, gitmişken bi bakalım. caiz midir ibrahim?

“Başına ne gelirse gelsin, karamsarlığa kapılma. Bütün kapılar kapansa bile, sonunda O sana kimsenin bilmediği bir patika açar. Sen şu anda göremesen de, dar geçitler arasında nice cennet bahçeleri var: Şükret! İstediğini elde edince şükretmek kolaydır. İş, dileği gerçekleşmediğinde de şükredebilmektir.”

vuuuuvv


insanın bazen mektup yazabileceği birisinin olmaması ne kadar kötü. bazen tutunacağı yolun çıkmaz olması mesela… kim ne bilir. sahi çingeneler çocuk çalar mı? bi rahat bırakın madem derman olmuyorsunuz, mesela madem derman olmuyorsunuz. mesela diyorum, bazen böylece zarf ıslanmadan masada durursa, mesela diyorum zorlanınca anlatacaklarını anlatmaya… ne kötü.
Continue [devamı var manasında]

çok seviyoruz seni biz, hep seveceğiz!

İşte biz kötü günde hep omuz omuzayız
övünmek gibi olmasın biz karakartallıyız!

Boktan şiirler


Ahmet Hakan ve Onur Caymaz bu ay çok fena Kitap-lık ve Ahmet Güntan reklamı yaptı. Hatta, neredeyse Ahmet Güntan özel sayısı olarak çıkan Fayrap bile bundan faydalandı. Mevzuyu bilmeyenler için bir özet geçelim.

Continue [devamı var manasında]

bizi soracak olursanız, bir daha!

bu hafta tekrar varmış. ne takrarı, işte şurda bahsetmiştim, onun tekrarı. bir kaç arkadaş kaçırmıştı, bilhassa onlar için. bir de elbette kendim için : ) ben de dinleyememiştim.

ali usta ordan çıkıp yine, ulen ne görmemişlik yapıyorsun diyebilir. evet, görmemişlik yapıyorum. daha önce görmedik böyle numaralar. ustacım benim sesim radyoda ilk defa çıkıyor. heyecanlanıyorum ne yapiyim : )

Canım Ailem dizisi beni ‘aile’ kavramından soğuttu

Ben birşeyler yazmak niyetindeydim. Hatta bir kaç karalamam da olmuştu. Lakin benim değinemeyeceğim noktaları da bilen birisinin kaleminden daha iyi yazılmış bir yazı buldum. Tam yerine rast geldi manzara koyduk!


Murat Sabuncu / Gazeteport

Bir süredir pek çok arkadaşım haftalık programını ‘Salı akşamını boş tutacak’ şekilde yapıyor. Çünkü o akşam ATV’de ‘Canım Ailem’ dizisi var. Seyredeni, beğeneni hayli fazla. Ben de bir çok bölümünü seyrettim. Zaten kaçırdıklarımı da arkadaşlarım anlattı. Diziden ‘ayrı düşmek’ yok yani. Ya seyredeceksin ya anlatılanları dinleyeceksin. Yalnız benim ‘kavrama bir itirazım’ var. Belki de bu itirazı kendime, öğrendiklerime yapmalıyım.

İtiraz noktam dizideki “aile” ve çevresinin bize yıllarca kutsal olarak “tarif” edilen “aile”anlayışından giderek uzaklaşması. Kendime itiraz noktam ise “aile” kavramının çoktan dönüşmüş olduğu ve benim bunu algılayamamış olma ihtimalim. Gelin başlıklarla dizideki çarpıcı noktaların üzerinden bir geçelim:
Continue [devamı var manasında]

Beşiktaşımdan öğrendiğim bir şey var

Beşiktaşımdan öğrendiğim bir şey var:
Yaşadın mı, yoğunluğuna yaşayacaksın bir şeyi
Takımın bitkin kalmalı tezahürattan
Sen bitkin düşmelisin bağırmaktan marşlarını

İnsan saatlerce bakabilir İnönü’ye
Denize bakan kalenin ağlarına, bir taraftara, bir bayrağa
Yaşamak yeryüzünde, kapalıya karışmaktır
Kopmaz kökler salmaktır oraya
Continue [devamı var manasında]

eren safiye açık mektup

tamam sustum. ama susturamadım içimdeki yavşağı
başaramıyorum “işler nasıl” diye sormamayı, tatil planları yapmamayı
doğru, insanın başını sokacak bi evi olmalı. başını evet. başından beri yanlış olanı

şair ismail kılıçarslan‘ın hiç bir yerde yayımlanmamış son şiiri ‘eren safiye açık mektup’dan birkaç mısra…

epigraf

+ bi sigara içebilir miyim?…. yakar mısınız?
- tanıştığımıza memnun oldum, tanıştığımıza memnun oldum, tanıştığımıza memnun oldum…

çok eskiden rastlaşacaktık…

kadın-erkek sorunsalının ontolojik süreçleri üzerine felsefemsiz postmodernist mütevazi bir yaklaşım

her kadının hayatında, ağız dolusu küfredebileceği, onu çok kırmış, ölümün hemen bir adım önünde bir nefretinden bir şey azalmadan sert bakışlar atacağı bir erkek vardır.
misal: züleyha
(ağzına ağzına vurmak istiyorum ya. melek gibi bi kızdım, ne hallere geldim)

ama erkekler için öyle mi? kadınlar çiçektir : P
misal: tüm erkekler
(ovv bayan, sinirlenince çok güzel oluyorsunuz!)

ÇUBUKLU FORMA

Hizipleş!

Google Gruplar
yazıhane.org grubuna kayıt ol
E-posta:
Bu grubu ziyaret et

Arşiv

Destek

ACF loading animated gif