Yükleniyor....
Önceki yazı linkleri:

Kategoriler

Yazı

Sevildiğimi anladım bugün

Günlerden pazardı, ben gençtim. Bozuk olduğu için yaklaşık iki senedir kullanmadığım masa lambasını tamir edip kullanmaya yeltendiğimde bunun beni aşan bir iş olduğunu farkettim. Baba dedim, bu işi ancak sen halledersin. Evirip çevirip baktıktan sonra teşhisi koydu. Ani bir emirle, pazartesi elektrikçiden almam gerekenleri sıraladı. Dikkat et, ampul yuvası “şu” tip olanlara uygun değil. Bir de alacağın duy şu şekilde olsun. Buralardan vidalarını söküp yenisini takacaksın. Sonra kullanırsın diyerek yapacaklarımı sıraladı. İçimden, bunları yapacak olsam iki senedir toz yutmazdı bu aparat diye geçirdim. Pazar gününden beri tornavida ve masa lambası babamın koyduğu yerde duruyordu. Hiç dokunmadım, elektrikçiye de uğramadım. Bugün, masamda tam istediğim yerde bir masa lambası vardı. Ampül tam tarif edildiği gibi, beyaz ışık veriyor, sarı ışık vereni gözlerini yorar demişti. Sonra fişi masanın altındaki prize takışmış, sadece bana istediğim zaman kullanmak kaldı. Teşekkür ederim baba, iyi ki burayı okumuyorsun. Bunları yazamazdım çünkü…

Comments (9 Katılım)

ne kadar guzel…

nel / Kasım 23rd, 2006, 11:12

baban bir kıyak yapmış ve lambayı tamir etmiş. fakat katılmadığım bir nokta sarı ışığın gözü yorması. belki göz yorabilir ama beyaz ışık odayı hepten ruhsuzlaştırıyor. sarı ışıkla kitap okumakta, düşüncelere dalmakta ayrı bir zevk. şiddetle sarı ışığa geçmeni tavsiye ediyorum :)

Enes Reyhan / Kasım 23rd, 2006, 15:41

Çok güzel.

Yusuf / Kasım 23rd, 2006, 15:58

benim babam da bana sormadan bozuk olan lambamı tamir etmişti :) seninki sendne ümitliymiş anlaşılan, benimki hiç anlatmadı bile :)

might / Kasım 23rd, 2006, 16:07

bence fazla iyimser yorumlamışsınız hadiseyi faruk bey. babanız “bu çocuğun elinden iş geldiği görülmedi, yine bana düştü” diyip bile- istemeye yapmış da olabilir lambayı.
vaka incelemelerine daha geniş bir perspektiften bakmalı derim ben. olayı hemen duygusal betimlemelerle izaha çalışmayın. mutlaka rasyonel bir neden- sonuç ilişkisi olmalı işin içinde.

sarı ışık, uyku getiriyor. beyaz ışık da biraz ruhsuz hakikaten. ikisinin arası bir ışık veya daha farklı bir ton mu bulmalı?

mandalina / Kasım 23rd, 2006, 16:50

vaay kıskandım şimdi, ben de hemen bir masa lambası bulmalıyım,

bozuk olanlardan..

mdy / Kasım 24th, 2006, 04:58

“Teşekkür ederim baba, iyi ki burayı okumuyorsun. Bunları yazamazdım çünkü? ”

Kim olduğunu hatırlamadığım bir dansöz de ailesinin yanında dansetmeye utandığını söylemişti.
Benzer türden örnekler çoğaltılabilir.

Yazmaya gelince, ben de ailemden kimse blogumu okusun istemem.
Bir duruşum bir karizmam üzülse de çaktırmayan bir mizacım var. “Ay evladımız, kuzumuz meğer neler düşünürmüş” desinler istemem.

gölge / Kasım 24th, 2006, 19:13

nel: eyvallah

enes reyhan: dostum bir masa lambası ancak masayı ruhsuzlaştırır. kaldı ki masada kitap okumam ben. çalışırken incelediğim metinler de zaten ruhsuz, ayrı bir “sarı ışık ruhu” ile düzelecek gibi değiller : )

yusuf: eyvallah

might: dostum, ya “o kadar göbeğin var belki adam olmuşsundur diye düşündüm” diye cevap vericek gibi bi psikoza girdim, soramadım bana mı güvendin diye : )

mandalina: hanımefendi, yine fazla agresif yorumlamışsınız yazıyı bence : p Pazar gününden Çarşamba gününe kadar ben evde değildim, sanırım babam lambayı tamir etmemek için evden kaçtı bu velet diye de düşünmüştür değil mi :P olsun gençliğinize veriyorum : )

mdy: sevgilibiladerim, o lambaya senin yüzünden muhtaç oldum biliyosun. iki ay geçti “sana bir masa lambası alıcam” dediğin günden beri. bu arada aklıma bir şarkı geldi.. “kaç yıl oldu saymadım köyden göçeli, mevsimler geldi geçti görüşmeyeli….” :)
gölge: bir dansözle neredeyse aynı yarışmada göbek atıcam. kibariye’de bana okuma yazma bilmediği halde ingilizce öğrendiğinden bahsedip kocasını övecek :) benzer türden örnekler çoğaltılabilecekken en “kıvırtkan” örnekleri verip sonra da “sen bu kıvırmaya neden taktın” diye soran bu zihniyet, alkışlıyorum sevgili gölge seni yani :)

faruk / Kasım 25th, 2006, 03:36

Oyumu beyaz ışıktan yana kullanırım ben. İşin ruhunu nasıl kaçıracak anlamadım ki :p

K. Banu / Kasım 25th, 2006, 13:31

What do you think?

ÇUBUKLU FORMA

Hizipleş!

Google Gruplar
yazıhane.org grubuna kayıt ol
E-posta:
Bu grubu ziyaret et

Destek

ACF loading animated gif