Yükleniyor....
Önceki yazı linkleri:

Kategoriler

Yazı

Evlenmek ve kitap üzerine başka bir diyalog

ben: Laocum, bak aklıma ne geldi

Lao: ne geldi

ben: aşağı yukarı evlenmek için 15 milyar para lazım değil mi

Lao: evet 20 ye yakın

ben: o parayı evliliğe değil de kitaba yatırsak diyorum kaç kitap alırız?

Lao: ortalama bin ama pazarlıkla 1500 kadar çıkar

ben: ya nelerden vazgeçip evleniyoruz farkında mısın

Lao: evet

ben: bu beni çok rahatsız etti şimdi

Lao: hacı bişi mi içtin sen

ben: yok

Lao: onbeş milyara dünyanın ekmeği de alınır

yersin

ben: epeydir okuyorum da aklıma geldi

Lao: ve aydınlandım diyorsun

ben: ofkors :D

Lao: anladım hacı yalnız şunu söylim yarın da sabahtan akşama kadar hatun fotolarına bak bugüne kadar aldığım kitaplarla evlenirdim dersin. tabi evlilik sadece öyle bişi de değil. şimdi evlilikle ağabeycim onbeşbin kitaplık ilim vardır fazlası vardır. Adem Havva için cenneti vermiş ki sen düşün dünyadaki tüm kitap sayısını ordan cennetteki kitap sayısını da çıkart.

Ben: hmmm

Comments (29 Katılım)

Hocam, şimdi ben kitaplarımdan 1500′ü satsam, evlilik için gereken parayı çıkarırmıyım? Ayrıca benim kitapları alan okur şanslı. Neden diyecek olursan, çünkü altını çizdiğim yerleri okusun yeterli. Alim olmaz biliyorum. Kim olmuş ki zaten?

n_marmara / Aralık 15th, 2006, 17:58

abi, bu mevzuyu gelin hanıma sormak lazım. bazıları 3-5 kitap satsan varırım sana problem değil der, bazıları için halıyı felan da satman gerekir. bilemiyorum, bence evlilik tecrübesi olan ve Dr. olan bi tanıdık varsa ona sor. bize de söle bilgilenelim :)

faruk / Aralık 15th, 2006, 18:30

senin kitaplara ben talibim zaten biliyorsun.. piyasayı kızıştırmayalım lütfen:D

mdy / Aralık 15th, 2006, 18:32

Benim kitaplar da satlık, kelepir!

Güzellik Uykusu / Aralık 16th, 2006, 04:56

Yok sevmedim bu fikri ben.
Kitapları üstüste dizip masa sandalye felan yapsak :p Canımız okumak isterse taburenin boyu biraz kısalacak o kadar…

K. Banu / Aralık 16th, 2006, 05:01

Yani, kitap işi yaş - diyorsunuz anladığım kadarıyla. Tamam, bende pek niyetli değildim zaten. Bir de hanımdan bıkınca sonra kitapların dışında kime sığınacağız:))

Davut kötü niyetini öğrendim.

K.Banu, kitaplar buzdolabı hizmeti de verebiliyor. İstersen arasına peynir, salam falan koy. Eskiler çiçek böcek koyarlardı da…

n_marmara / Aralık 16th, 2006, 07:07

Ben derim ki okuyup dokuyalım da kendi kitabımızı kendimiz yazalım arkadaşlar. Kitaptan bir çatı çattık mı gerisini yazar yazar satarız. Aramızda yazmış olanlara saygılar sunarız :p

K. Banu / Aralık 17th, 2006, 11:23

susacaktım.. olmuyor.. :)
beni düşündürdünüz..
aklıma sonra şunlar geldi.. Kitap yücedir güzeldir, evet..
Kur’an da bir kitaptır.. mukaddestir.. Ama Allah-u Teala Kur’an’a değil Peygamberine yani bir insana “Habibullah” diye hitap ediyor…

Sonra Hz. Ömeri (r.a.) düşündüm..
Peygamberi öldürmek için yola çıkan Ömer..
Kitaptan duydu.. ama Peygamberin dizi dibinde şehadet etti..

Lao güzel demiş..
Adem Havva için cenneti vermiş..

Bi de şey var..
İnsan belki aşkı binlerce kitaptan okuyabilir ..
Ama asıl aşk belki de insan yüzünde gizlidir..

neyse..
lafı yine uzattım..

ibni sina / Aralık 17th, 2006, 12:54

şimdi, hepiniz pek haklı bir şekilde “evlenmeyelim kitap alalım” şeklinde yorumladınız olayları. buradan da benim kitaplardan çok hoşlanan felan biri olduğumu çıkardınız belkide. halbuki külliyen yalan. iyi bir okur sayılmam. fotoğrafını çekip siteme koyabileceğim doğru düzgün kitaplarım da yok. hepsini satsam da düğün parasını çıkaramam. belki istemeye gittiğimizde çiçek, çikolata felan anca alırım.

ama sağlam kitap okurları için, evlenmek üzere olan sağlam kitap okurları için bilhassa, nelerden vazgeçtiklerini bi şekilde göstermek istedim. vazgeçin evlenmekten, hadi kitapçıya gidelim şeklinde bi yönlendirme de değil. sadece tesbit.

Kur’an bir kitap eyvallah. Peygamber Habibullah ve diğer yazılanlar. hepsine eyvallah. Ama sanırım aşk ilimde gizli, ilim de aşkta. İbni Sina, Allah sana ilim ve aşk versin.

faruk / Aralık 17th, 2006, 15:28

Sağolasın.. sana da Faruk.. cümlemize.. şu fani dünyada iki baki şeye, ilme ve aşka sahip olmak.. güzel bir dua..
Allah razı olsun senden..

satma kitaplarını.. çikolata benden olsun, hem de alaman markası :) çiçeği de hallederiz.. sonrasına da Allah kerim..

Son sözü zaten söylemişsin:
“aşk ilimde gizli, ilim de aşkta”
güzel söylemişsin..

Dua ile..

ibni sina / Aralık 17th, 2006, 18:41

hatırıma hilmi oflazın evini yaparken parası yetmeyince yarım kalan duvarlarını kitaplarıyla tamamladığı geldi…
sonuç;
demekki evlenmek için kitaplarınızdan vazgeçmeyebilirsiniz..aksine temelini atmış olursunuz :)

emel / Aralık 18th, 2006, 06:55

bütün kitaplar, daha entel bir kızla evlenebilmek için okunur. ve bütün entel kızların canı cehenneme.

oblomov / Aralık 18th, 2006, 10:03

hesabı yanlış yerden yaptığınız kanaatindeyim. bazı şeyler mukayese edilmez efendim.

mandalina / Aralık 18th, 2006, 15:36

oblomov, afedersin ama bizim oralarda “arpan az mı geldi” derler. bunu ne gibi durumlarda derler, işte böyle durumlarda derler. fikri neyse zikride oymuş, dervişin diyecem de dervişe benzemiyosun :)
mandalina, kıyas ettiğimiz bir şey yok efendim. ama herşey yannış anlaşılmaya müsait işte. benim dediğimi nadir marmara demiş olsaydı anlamlı olurdu belki ama söyleyen ben olunca bunda zaten bir ironi aramak lazım. zira çok kitap okuyan biri değilim :) hiç kitap fotoğrafı çektiğimi gördünüz mü :p

faruk / Aralık 18th, 2006, 16:25

Kitap fotoğrafı çekiyorum diye hiç üzerime alınmıyorum filan:P
Okumak soylu bir eylemdir zira.
Aramızdaki soysuzlar! :Ppp

Güzellik Uykusu / Aralık 19th, 2006, 01:28

Ha ayrıca, evlenmek için kitap satılır mı bilmiyorum, ama Konya’da hakikaten çok iyi okuyan ve yazan bir abimiz vardı, bu arkadaşımız varını yoğunu kitaplara yatıran birisiydi, yaşı otuzu aşınca abimizin maddi durumları pek iyi gitmemiş sanırım, kitaplarının bir bölümünü sahaflara satmış, bir gün sahafları karıştırırken gördüm kitaplarını, kapağında ismi ve kitabı aldığı tarih yazıyordu, altı çizilmiş kitaplar. İki tanesini satın aldım, ama eve gidince büyük acı hissettim. Düşünün adam ne zorluklarla alıyor o kitapları ve aç kalmamak için, geçinmek için yok pahasına satıyor.

Belki evlenmek için kitap satılmaz ama aç kalmamak için satılır. Evlenmek için daha az kitap alınabilir pekala:)

Güzellik Uykusu / Aralık 19th, 2006, 01:31

Alexandre Bey, bence sen o kitabınların sahibini bul, bi çay içmeye git. kalkarken de kitapları hediye et. böyle de bi duygu yaşa yani. güzeldir eminim. ben hiç yapmadım ama yapacak olanı engellemem :)
okumak soylu bi eylem midir? pek sanmıyorum. bunun üzerine biraz düşünmek lazım. çok soylu ama sevgili Alexandre kadar kitap okumayan nice arkadaşlarım var. şimdi onları hangi kefeye koyacağımı bilemedim.

faruk / Aralık 19th, 2006, 03:15

Okumak soylu bir eylemdir evet, bunu da bir takvim parçasından duymuştum:P

Kuran’ın ilk emri de “oku”dur. Din bir ibadet değil öğretidir ayrıca. Bu da okumanın dinimizdeki önemini gösteriyor. Oku ve anlamlandır Faruk bey:)

Şu okumayan soylu arkadaşlarına gelince, senin bahsettiğin soyluluk benim kullanımımdan farklı olsa gerek. Bunu anlamamış olmanı mazur görmemi bekleme:P

Güzellik Uykusu / Aralık 19th, 2006, 04:03

ah msn açabilmiş olsam diye iç geçirmedim değil Alexandre Bey, ah etmedim değil :)
birincisi Kur’an’ın ilk emri olan “ikra” -affınıza sığınarak müftülük yapacağım biraz- entel kuntel kitaplar okuyun demek değildir. Peygamber Hira’dan inince “Hatice bana böyle buyurdu zerdüştü getir, rezil olduk cebraile” babında bir şeyler söylememiştir. Oku emri geldikten sonra Peygamberin hallerini incelerseniz, okumanın manasını tam anlamıyla kavramış olursunuz. Ben sana bi kopya vereyim, iki elini cebine sokup amaçsızca sadece dolaş ve etrafta gördüklerini “oku”!

Din bir öğreti felan değildir. ideoloji değildir, yaşama şekli değildir, sosyal hayatı düzenleyen kurallar manzumesi değildir. Genel anlamda din sadece “din”dir. Günümüzde ise din bir tanrıdır. -biri kolumdan çekiştiriyo çok olmadı mı diye-

Takvim parçasında yazan eylem, elbetteki doğruluğuna güvenebileceğimiz bir eylemdir hahaha :p

faruk / Aralık 19th, 2006, 04:19

din insanla tanrı arasındaki vuslattır. faruk bey, bari senede bir gün vuslata iştirak ediniz:)

oblomov / Aralık 19th, 2006, 09:08

ha bir de nietsche’nin bir sözü geldi aklıma. (sanırsam) filozof olmak için, gün içinde 7 saat kitap okumayı, 7 saat düşünmeyi ve 7 saat de aylak aylak gezip tozmayı şart koşuyordu.

oblomov / Aralık 19th, 2006, 09:13

süper işte oblomov, 7 saat okuyup üzerine bir de 7 saat düşünürsen filozof oldun demektir :)

faruk / Aralık 19th, 2006, 09:19

he bu arada, ben laik’im. tanrı ile arama kimse giremez :p

faruk / Aralık 19th, 2006, 09:40

oblomov said:
bütün kitaplar, daha entel bir kızla evlenebilmek için okunur. ve bütün entel kızların canı cehenneme.

yani????
yaşasın televole beyinli[siz] kızlar !

“entel kız” deyince aklınıza ne tür bir yaratık geliyor merakımı şeyetti de :)

ece / Aralık 19th, 2006, 17:06

Senin dinin sana benim dinim bana o zaman:P

Not: “Ben sana bi kopya vereyim, iki elini cebine sokup amaçsızca sadece dolaş ve etrafta gördüklerini ?oku?!” tavsiyen için sağol ya gerçekten çok ihtiyacım vardı:)

Güzellik Uykusu / Aralık 20th, 2006, 04:47

okuma eylemi insanı soylu veya erdemli kılar mı tartışılır. fakat ben, okumanın insanın ahlaki yapısına tesir etmesiyle erdemlilikten söz edilebilir diye düşünüyorum. öyle çokta kolay asaletten bahsedilemez. yani ne çok kitap kurdu ne çok kütüphane deviren insanlar var ama ahlaki duruşta hep bi problem var. mesela; çok kitap okuyor ama öte yandan gıybet ve dedikodu hayatının merkezinde. verilen sırrı bi emanet gibi koruyup kollaması gerekirken kulaktan kulağa dolaştırabiliyor. ve daha nicesi. bu türün örnekleri o kadar fazlalaştı ki etrafta erdemin artık öyle bulunmayan hint kumaşı olduğunu düşünmeye başlayacağım.

bi parantez açayım her kitabın ruhunun olup olmadığı konusu var bi de. popüler kültür adına yazılmış kitapların ruhunun olup olmadığını, çok satanları okumadığım için bilmiyorum. bu aslında salataya ruhunu katmak gibi bişey. salata yemek hayatta en lezzet aldığım şeydir ve salata yaparken ona ruhunu katmak lezzetine lezzet katmak demektir. okuma eylemi de bi yanıyla ruhunu katmak meselesidir. kapa parantez:P

ve seninle aynı düşüncedeyim yeğen. uzun yıllar ellerim ceplerimde ayrıntılarda yakaladıklarımı bir ayet bir iz gibi okumaya çabaladım. okumak benim için böyle bişey..

ve senin naif oluşun, konuşurken yüzünün aldığı mütebessim hal, anlamaya yönelik bakışların (korkma hepsini yazmayacağım buraya) bunların hepsi okuma ve anlamlandırma çabasından başka bişey değil..

esmanur / Aralık 20th, 2006, 11:08

ece hanımefendi, oblomov’un söylediklerine kesinlikle katılmıyorum. yaşanmış örnekleri var. nadir marmara kadar okumuş başka bir insan tanımıyorum ben. yoktur demiyorum, tanımıyorum. ama adam 30 yaşını devirdi hala bekar :) benim aklıma entel kız diyince bir şey gelmiyor bir de.

Alexandre bey, ihtiyacınız olan başka bir mevzu olursa aramızdaki hukuka binaen yardımcı olmak isterim. biliyorum ki siz de bana her zaman yardımcı olursunuz.

ve Hala, farkında mısın zararlı bütün lavuklar okumuş adamların arasından çıkıyor. Dünyayı bu hale getirenler çok cahil insanlar mı? Peki o halde soylu diyebilir miyiz onlara? okumak insanı soylu yapmaz, erdemli hiç yapmaz. Buna zaten katılmam mümkün değil. ama söylediklerini reddediyor da değilim. salata ve diğer tanrı nimetleri. kuru fasulye bunun başında gelir :) hepsini çok seviyoruz biz :)
evet bir çabadan bahsedebiliriz. kendi çapımızda, etrafımızdaki entel abilerimizden, arkadaşlarımızdan faydalanmaya çalışıyoruz :) eyvallah velhasıl, o sizin güzelliğiniz.

faruk / Aralık 20th, 2006, 13:20

görüyorum ki sevgili faruk ile yaptığımız sohbet çok farklı alanlara kaymış durumda. kitap ve evlilik için mana aleminden madde alemine geçişle ilgili bir sohbetti ve madde aleminde görünüşlerin farklılık arzettiğini oysa mana aleminde hadiselerin öyle olmayabileceğine bir gönderme vardı. ilim alemin ilmidir, o da aslolanın. biz bilinen alemlerde içinde insandan daha büyüğünü görmedik. kitap güzeldir, alemden bahseder, evlilik daha güzeldir, alemin içine girer gezdirir… ya ya..

lao / Aralık 21st, 2006, 05:21

eyvallah yeğen.. iç içe yazdığım için bi yanlış anlama olmasın. zaten okumayla erdemi soyluluğu ayrı ayrı yerlere koyduğumu ve en önemlisinin ahlak olduğunu da söylemeye çalıştım. yazdıklarında haklısın zaten..

kuru fasulyeden önce nohutlu pilav gelir yeğen. lütfen sıralarını karıştırmayalım :) dersen ki artık benim için pilavdan önce kuru fasulye gelir ona karışmam. ikisi de yan yana ne güzel gidiyor ama. mübarek nimetler maaile seviyoruz kendilerini :)
sohbeti farklı alanlara kaydırmış olduk galiba. kusura bakılmasın. hoşuma gitti bu son cümleyle bağlansın konu. kitap güzeldir, alemden bahseder, evlilik daha güzeldir, alemin içine girer gezdirir?

esmanur / Aralık 21st, 2006, 10:21

What do you think?

ÇUBUKLU FORMA

Hizipleş!

Google Gruplar
yazıhane.org grubuna kayıt ol
E-posta:
Bu grubu ziyaret et

Destek

ACF loading animated gif