Çınaraltı sohbetleri
Bir kaç arkadaşın bir araya gelip, eski alışkanlık sanırım, teşkilatlanması ile ortaya çıkmış bir oluşum Çınarlatı sohbetleri. Başlangıcından haberim olmasına rağmen açıkcası sıkı bir şekilde takip edemedim. İstanbul ile böyle bir etkinliğe başlanılıyor olması, zaten yüzyıllardır üzerine konuşulan bir mevzu olduğu için değil, genel olarak ilgimi çekmediği için takip etmemiştim. İstanbul’u ya da herhangi bir şehri bu kadar fetiş haline getirmek anlamlandırdığım bir şey ama dedim ya mesele İstanbul olunca “aman değmesin yağlı boya” diyorum. Dönem dönem rastladığım mevzular ise ilgimi çekmemişti. Bilhassa “İman” konusuna Harun Yahya ile bir giriş yapılması beni iyice soğutmuştu. Üsküdar’da ve sair ilçelerde gördüğüm panolarda 2×2=4 o halde Allah vardır gibi komik gerekçelerle İmandan İslamdan bahsetmesi beni zaten usandırırken, bir de bu konuları okuyamazdım.
Ama, şimdi hakkını vermek lazım. Ben her ne kadar Selçukluluk Psikolojisi olarak görüp ilgilendiysem de Suçluluk Psikolojisi’de sağlam bir konuymuş. Fakat sahiden maiyunus‘un kaleme aldığı Lepistes’li hikaye çok hoş olmuş tebrik ediyorum. Demek ki gün geçtikçe oturucak, daha iyi yazılar kaleme alınacak diyorum. Ellerine sağlık katılan herkesin.







Comments (2 Katılım)
Efendim malumunuz ocak ayındaki konumuz Memleket meselesidir. Yaramaz bir çocuk edasıyla anlatmalıyız doğduğumuz yeri, yaşadıklarımızı. Gülmeliyiz okudukça. Düşünmeliyiz. Hüzünlenmeliyiz.
Bekliyoruz efendim katılımlarınızı.
Güzellik Uykusu / Aralık 20th, 2006, 04:50
Sevgili Alexandre Bey, teşekkür ederim davetiniz için. Çok mutlu oldum. Fakat ben sizin anlatımlarınızı takip etmekten daha büyük keyf oluyorum. Bu oluşumu dışarıdan desteklemeye devam edeceğim. Muvaffak olun inşallah.
faruk / Aralık 20th, 2006, 05:49
What do you think?