Yükleniyor....
Önceki yazı linkleri:

Kategoriler

Yazı

Türkmenbaşı ve Türkmenistan üzerine…

Saparmurat Atayeviç Niyazov yada bilindik ismi ile Türkmenbaşı. Türk medyasının ?karikatürize? ederek sayfalarına taşıdığı, ay ve gün isimlerini değiştirerek bir tanesine de annesinin adını koyması, uzun saçı, sakalı ve sigarayı yasaklaması, yolsuzluk yapan bakanları kovması haricinde bir de ?kutsal kitap? olarak anlatılan Ruhname?si haricinde bize aslında yabancı bir diktatör.

1940 yılında doğduktan sonra 2. Dünya Savaşı?nda babasını ve 8 yaşındayken ailesinin diğer fertlerini Aşkabat Depreminde kaybetti. Önce yetimhanede sonra da uzak akrabalarının yanında büyüdü. Leningrad?da Enerji Mühendisliği okuduktan sonra 1985?de Komünist Partinin Türkmenistan 1. Sekreterliğine atandı. 22 Haziran 1990?da egemenliğine, 27 Ekim 1991?de ise  bağımsızlığına kavuşan Türkmenlerin ilk devleti  Türkmenistan?ı kurdu ve ölene dek Devlet Başkanı olarak kaldı.

Rus Çarlık ordularının 1552 yılında Kazan?ı işgal ederek başlayan Asya’ya yayılmaları, Asya?nın Kuzey’inden sonra, 1979 yılında Afganistan’a girmelerine kadar sürdü. Türkmenler, boylar halinde ve zaman zaman da İranî devletlerin ve Özbek hanlıklarının yönetimi altında yaşadıktan sonra  1874 de Çarlık Rusya?nın egemenliğine girmiştir. Bağımsızlıklarını isteyen bölge Türkleri büyük bir ayaklanma ile başkaldırsa da 1881 yılında Çanakkale Savaşı?na eş tutabileceğimiz bir kurtuluş mücadelesi verdikleri Göktepe Savaşı?nın kaybedilmesiyle birlikte Hazar Ötesi Valiliği haline gelmiştir. Bu savaşta 34.000 kayıp veren Türkmen halkı bir daha bu yoğunlukta ayaklanamamıştır. 1899?da Hazar Ötesi Valiliğine son verilip Bolşevik devrimine kadar diğer Türk topluluklarla beraber Türkistan Genel Valiliği içerisinde yer aldı. 1918?de yeniden kurulan Hazar Ötesi İdaresi isyanların yeniden başlamasını da tetiklemiş oldu. Basmacılar İsyanı adıyla anılar Türkistan Türklerinin bağımsızlık mücadelesinde, Orta Asya?daki Müslüman Türk halkı Rusların istila ettiği inançlarını ve geleneklerini korumak için topyekun bir savaş verdiler.  Türkiye?nin de desteklediği Basmacılarla bir dönem birlikte savaşan ve Hindistan?ın İngilizlere karşı bağımsızlığını kazanabilmesi için Asya?da İslam İhtilali başlatmak için çalışan Enver Paşa, yine bu topraklarda ölüp Tacikistan?a gömülmüştür. Basmacıların en önemli gücünü ise Özbekler teşkil ediyordu. 1924?de Basmacılar hareketini bastıran Rusya, bölgedeki direnişi tamamen kırmış ve tam hakimiyet sağlamıştı.

Türkmenistan?ın kurucusu: Niyazov

Saparmurat Niyazov, Birleşik Türkmen kimliğinin daima kendisi ile anılmasını arzulamıştır. Bu, ülke yapısı ve tarihi açısından bir liderin doğal hakkı sayılabilir. Orta Asya Türkleri arasında en pasif halk olan Türkmenlerin ilk defa 1991?de kendilerini yönetecek olması bütün bu tarihi olayları göz önüne aldığımızda küçümsenmeyecek bir olaydır. Bağımsız olduktan sonra, stratejik öneme sahip olan ülkesini Birleşmiş Milletler?e başvurarak ?Tarafsızlık? ilkesini benimsemiş ve bu politikayı bugüne kadar sürdürmüştür.  Bu şekilde ülkenin iç işlerine müdahalenin önüne geçmiştir. Esas gerekçe Amerika ve Avrupğa devletleri olmasına rağmen, bu politikayı Ruslara karşı da kullanmaktan geri durmamıştır. Diğer bölge ülkeleri gibi Rusya?dan çekinen Türkmenbaşı, Rus yanlısı olmamış ve Türkmen kimliğini ön plana çıkarmaya çalıştır. Millileştirme politikalarında zaman zaman ifrada vararak kendisine yemeklerin kaşık yerine çubukla yenmesini emreden Çin?li dikatatör Mao?yu örnek almıştır.

Türkmenbaşı?nın Geleneksel Türkmen kimliğini ön plana çıkararak bunu devlet yönetimine getirmesi yıllarca Rus zulmü altında ezilen halkın öz kimliğine dönmesi açısından yadsınamaz bir öneme sahiptir. Yaşulular Maslahatı verilen ihtiyarlar meclisini modernleştirerek devletin en yetkili organı haline getirmesi buna bir örnek olarak sunulabilir. Kaldı ki bu maslahat  Devlet Başkanını, meclisi bile görevden alabilecek konuma sahiptir. Türkmenler tek bir etnik kökten gelmelerine karşılık hala boy ve kabile anlayışı çok yüksektir. Bayraklarındaki yıldızlarla temsil edilen beş eyalet, ülkedeki beş büyük boyu işaret eder. Birbirleri ile kan davaları olan boyları, bağımsızlığın bekası için ortak bir milli birliktelik konusunda çok çalışan Türkmenbaşı,  bağımsız bir devlet tecrübesi olmayan halkı  için birleştirici öğeler üzerinde durarak Milli kimliğin oluşmasına çalışmıştır. Gün ve ay isimlerini de bu benliğin oluşması için değiştirmiş ve sadece 8 yaşındayken kaybettiği annesinin değil Dede Korkut?un,  Türklere Anadolu?nun  kapıları açan Alparslan?ın ve ait oldukları boy olan Oğuz?ların ismini de vermiştir. Yine aynı kaygı ile, batıya özenmenin önüne geçmek için gençlerde uzun saçı ve top sakalı yasaklamıştır. Bilinenin aksine ihtiyarların geleneksel dini inançlarından dolayı bıraktıkları sakallarına ise herhangi bir kısıtlama getirmemiştir. Sigarayı ise Tayyip Erdoğan gibi sadece kabinesindeki bakanlara içmemeleri konusunda baskıya varacak şekilde tavsiye etmiştir. Fakat halka yasaklayan bir uygulama yoktur.

Türkmen doğalgaz ve petrollerini dünya pazarına çıkarması ve buradan edindiği kaynakları şehirciliğe yatırılması görmezden gelinemez. Aşkabat yeniden yapılanan hali ile Orta Asya?nın Paris?i haline gelmiştir. Bütün baskı ve dayatmaların yanında elektrik, su ve şehir içi telefon görüşmesi ve doğalgaz ücretsiz olarak kullanılmaktadır. Eğitim yılını on birden dokuza indirmiş olmasının yanında  okuma ? yazma oranı %100 olan ülkede halk belli bir sayıda gazete yada dergiye abone olmak zorundadır.  Bir dolar karşılığında beş kişi şehir içi ulaşımını sağlayan otobüslerde aylık abonman ve yine aynı paraya 25 ekmek alabilmektedir. Ülkede borsa olmadığı için dolayısı ile enflasyon da yoktur. Merkez Bankası?nda dolar 4000 Manat olmasına rağmen satış yapılmadığın karaborsada 25.000 Manat?a alıcı bulmaktadır.

Küllerinden doğan diktatör: Türkmenbaşı

Ülkenin başında olduğu sürece tipik bir diktatör bakış açısı ile her şeyin en iyisini bilir yapısıyla Devlet yönetiminden köy yaşamının idaresine kadar her türlü konuda kendi görüşünün alınmasını ön görmüştür. Devletin bütün mekanizmalarını kendine bağımlı hale getirmiş ve kendi meşruluğunu korumak için hiçbir girişimden kaçınmamıştır. Dış dünya ile olan bağları sıkı bir şekilde kontrol ederek haberleşme ve internet kullanımı bazı devlet ve özel şirketler haricinde yasaklamıştı. Sadece muhalifleri değil onların komşularını, ailesini ve akrabalarını da cezalandırmaktaydı.  Darbe korkusundan  1998 yılında By-pass ameliyatı için gittiği Almanya?dan sonra hiç yurtdışına çıkmamıştır.

Halk arasında yaygınlaşan kötümserlik ve artan uyuşturucu kullanımı kontrol edilemez boyutlardadır. İstisnasız her gün çıktığı TV programlarının birinde ?küçük bir uyuşturucu alımının ne zararı olabilir ki? diyecek kadar kendince normaldir aslında bu durum. İşsizlik ülkenin en büyük sıkıntısı olmasına rağmen sanayiye yabancı şirketlerin yatırımlarına karşı çıkarak kendi olanakları ile özelleştirmeye çalışmaktaydı. Bunun yanında devlet dairelerinde maaş oldukça memur maaşı 80 dolarken  Aşkabat?ta en düşük ev kirası 100 doları bulmaktadır. Türkmenistan, kendisi kullanmamasına rağmen Azerbaycan gibi ülkedeki petrol işletmelerini yabancı şirketlere vermemiştir.

Dengeleri değiştere/n/cek adam: Murat Niyazov

Türkmen halkının milli benliğini oluşturmak için bazen akıl almaz eylemlerde bulunmaktan çekinmeyen Saparmurat Türkmenbaşı?nın ailesi hiç Türkmenistan?da yaşamamış olması ilginç bir detaydır. Karısının Muza Alekseyevna Yahudi olmasının yanı sıra bir söylentiye göre Gorbaçev?un karısı Raisa Makimova?nın üvey kız kardeşidir. Doğruluğu ispatlanamayan bu söylenti bir yana kesin olan Muza?nın  Raisa ile özel bir yakınlığının olduğudur. SSCB yıllarında  eşi Saparmurat Niyazov için arkadaşı Raisa aracılığı ile Türkmenistan topraklarının idaresi için özel talepte bulunduğu da bilinmektedir. Nerede yaşadığı ne yaptığı tam bir muamma kızı İrina hakkında ise kimse pek bir şey bilmemektedir. Ailesinin son üyesi ise oğlu Murat Niyazov. Akıllara gelen soru, tarih üzerinde her diktatörün yaptığı gibi babanın ölümünden sonra büyük oğlanın hakimiyeti ele alması ritüeli neden dünya üzerindeki birkaç diktatörden biri olan Türkmenbaşı?nın ölümünden sonra tekrarlanmamıştır. Devlet Başkanlığı için ortaya bir çok aday çıkmasına rağmen Murat Niyazov isminin telaffuz edilmemesi bir yana, ölümünden önce Türkmenbaşı?nın neden varis olarak kendi oğlunu değil de ikinci adam Kurbankulu Bedrimuhammedov?u işaret ettiği kesin olarak bilinmemektedir. Bu noktada Türkmen yasalarını ve Murat Niyazov?un durumunu kısaca gözden geçirelim:

İngiltere?de yaşadığı söylenen oğul Niyazov, Türkmen anayasasında Devlet Başkanlığı için gerekli şartlardan en önemlisi olan ?Türkmence konuşabiliyor olma? şartını taşımamaktır. Daha da ötesi Türkmenistan?da hiç yaşamamıştır. Dolayısı ile Türkmenbaşı?nın millileştirme politikalarını devam ettirebilecek nitelikte değildir. Türkmence bilmiyor olması başlı başına bunu imkansız kılmaktadır zaten. Fakat en azından Türkmenbaşı?nın ölümünden sonra babasının varisi olduğu yönde bir girişimde bulunması beklenirdi. Fakat sadece Murat Niyazov değil ailesinin geri kalan fertleri de ölüm haberinin duyulmasından sonra sessizliklerini bozmamışlardır. Yıllarca İngiltere?de yaşayan oğul Niyazov?un, son olarak eski KGB ajanın öldürülmesi olayında da görüldüğü gibi Rus istihbarıyla işbirliği yapan İngiliz gizli servisleriyle bağlantı kurmamış olması hayal kurmak olur. Mevcut Türkmen yönetiminin Amerika?ya Afganistan işgali sırasında Orta Asya?da üs vermeyen tek ülke olmasının yanında üzerine bir de topraklarına düşen bir füze için 5 milyon dolar tazminat istemiş olması barı ile ilişkilerin ne düzeyde olduğunu göstermektedir.

Niyazov ailesinden bir varis çıkmamış olması, idarenin başka bir ailenin kanına geçeceğini düşündürmesin. Halk arasındaki yaygın kanaat halihazırda Devlet Başkanlığını vekaleten yürüten Berdimuhammedov?un Türkmenbaşı?nın gayrı meşru çocuğu olduğu yönde. Zaten özel bir yakınlığı olmasa Devlet kademesinde bu kadar yükselmesi de mümkün değil. Kabinedeki bakanları uzun süre yerlerinde tutmayan, bürokraside örgütlenip kendine karşı ayaklanma çıkmasını engellemek için birkaç sene içerisinde ya başka görevlere atayan ya da ülkeden kovan bir liderin yanında bu kadar uzun süre kalıp yükselmek sadece başarı olarak yorumlanamaz. Gerçekten gayrı meşru oğlu olmasa bile çok özel bir yakınlığı olduğu ve gösterdiği sadakat ile 5 milyon Türkmen içerisinde Liderini etkilemeyi başaran tek kişi olduğu kesindir.

Ölümünün açıklanan tarihten çok önce gerçekleştiğini, yabancı kanalların  Türkmenistan?ın resmi  açıklamasından önce haber bültenlerinde vermesinden ve son bir aydır TV?lerde Türkmenbaşı?nın eski görüntülerinin gösterilmesinden anlamak mümkün. Bu kadar sıkı kontrol edilen bir ülkede, dış haber kaynaklarının nasıl haberdar olduğu anlaşılır değil tabi. Fakat Devlet başkanlığı adaylarını onaylayacak Türkmenistan Yaşulular Maslahatı?nın her yıl Bitaraplık (Aralık) ayının sonunda toplanıyor olması, ölüm haberinin zamanlaması konusunda şüpheler uyandırmıyor değil.  Kurulun toplanacağı 26 Aralık gününden hemen birkaç gün önce açıklanması, muhalefetin bir aday üzerinde birleşmesi gibi seçim hazırlıklarının önünü kesmek olarak yorumlanabilir.

21 yıldır her şeyi kendisi ile özdeşleştiren Türkmenbaşı?nın yokluğunda siyasi bir boşluk oluşacağı düşünülebilir. Öte yandan ülkede yerini tutacak bir liderde yok Yaşulular Maslahatı da   en yüksek Berdimuhammedov?a vererek mesajını vermiştir. Anayasaya?nın adaylık şartlarına göre mevcut görevlerinden istifa etmesi gerekmesine rağmen aday olması daha önceden, ülke idaresindeki hakim çevrenin onun liderliğinde anlaştığının göstergesidir. Bu durum yeni  Cumhurbaşkanı?nın Berdimuhammedov olma ihtimalini güçlendiren gelişmelerdir. Fakat bu alınan böyle bir karar Berdimuhammedov?un gölge cumhurbaşkanından öteye gidemeyeceğini de düşündürmektedir. Arka plandaki isim ise büyük ihtimalle Murat Niyazov olacaktır.

Türkmenistan?ı bekleyen siyasi gelecek

Afganistan?ın işgali ile başlayan Amerika?nın Hazar topraklarındaki enerji kaynaklarını kotrol etme arzusu Türkmenistan?ın günümüze kadar mızıkçılık yapmasından dolayı istendiği gibi işlemiyordu. Hazar ülkelerinden sadece Azerbaycan?ı yanına çekebilen, sebep olduğu ve desteklediği devrimlerde başarısız olan Amerika, Türkmenistan?ın İran, Afganistan, Pakistan  Boru hattını Afganistan?a sınırı olmasına rağmen İran üzerinden geçirmesine sadece tepki gösterebilmişti. Hint Denizine ulaşacak bu hattın İran üzerinden geçmesi, Türkmenistan petrolleri üzerinde İran?ı söz sahibi kılarak avantaj sağlamaktadır. Bu hattın imzasının hemen ertesinde Soros?un  ?Dünyada indirmek istediğimiz üç diktatör var. Saddam Hüseyin, Türkmenbaşı ve  Roh Moo Hyun (Kuzey Kore)? diyerek  bir anlamda Batı2nın gönlünden geçeni söylemişti. Türkmenbaşı?nın ölümün ardından, daha evvel Türkmen Merkez Bankası başkanı olan ve yolsuzluk suçlamasıyla görevinden alınan Parakhad Iklimov?un Soros tarafından aday olarak gösterilmesi, planlamanın evvelden yapıldığının da kanıtı olabilecek nitelikte.

Türkmenistan?ın komşuluk ilişkileri de oldukça kötü durumdadır. Kuzeyindeki Özbekistan ve Hazar Denizi?nin karşı kıyısındaki Azerbaycan ile büyük sorunları var. Özbekistan?la olan toprak sorununun kaynağı bölgenin en önemli petrol yataklarının bulunduğu ve bayraktaki yıldızlardan biri olan Daşoğuz eyaletindeki nüfusun tamamının Özbek olmasına rağmen Türkmenistan sınırlarında bulunmasıdır. Özbekçe konuşulan bu bölgenin kendilerine ait olması gerektiğini söyleyen Özbeklere karşın Türkmenlerde, sınırda yer alan Kone Urgenç bölgesinin Özbek tarafında kalan kısmında kendi halklarının yaşadığını öne sürmektedirler. Buna rağmen toprakları değiş ? tokuş etmeye yanaşmıyordu. Yeni Türkmen liderinin gelecekte  bu siyaseti devam ettireceği düşünülürse Türkmen topraklarındaki en büyük azınlık olmasına rağmen bütün haklarından yoksun olan Özbekler ve Özbekistan ile problemlerin artarak devam edeceğini tahmin etmek zor değil. Hazar?ın karşı kıyısındaki komşu Azerbaycan ile ise Hazar Deniz?inin altındaki petrol ve doğalgaz kaynakları konusunda büyük anlaşmazlıklar var. Azerbaycan, Hazar?ın iç deniz olduğunu söyleyerek en büyük hakkın  Sovyet döneminden beri Kazakistan ve Azerbaycan?da olduğunu savunuyor. Aliyev yönetimi gezici petrol arama platformunu kullanarak Türkmenistan ve İran açıklarında bulduğu petrolü anlaşma yaparak işletme haklarını batıya satması bardağı taşıran son damla oldu. ABD, İngiltere, Türkiye, İsrail, Azerbaycan ortak cephesinin karşısında yer alan Rusya, İran, Türkmenistan cephesi İran eliyle Azerbaycan  hava sahasını  savaş uçakları ile taciz ederek cevap verdi  Buna karşılık Azerbaycan en büyük ortakları İsrail, Türkiye ile ve anlaşmalı İngiltere, Fransa ve Amerika?yı kullanarak yalnız olmadığını gösterdi. Sovyet döneminde başlayan Gorbaçev karşıtı Haydar Aliyev ile Gorbaçev yanlısı Saparmurat Niyazov kavgası devlet yönetiminin ikinci kuşağında ne gibi aşama kaydedeceğini, seyredip göreceğiz.

Bölgedeki en önemli değişiklik ise baskıcı Türkmen rejiminin halka karşı yumuşaması olabilir. Artık idari anlamda dünyadan tecrit edilmiş bir şekilde yaşayamayacağının farkına varan Türkmenistan,  saç sakal yasağından yabancı yatırımların engellenmesine kadar her konuda liberalleşecektir. Baydak (Şubat) ayındaki seçimlere kadar başta İklimov olmak üzere muhalefetin dönmesinin mümkün olmadığı için yeni devlet başkanın diyebileceğimiz Berdimuhammedov?un konumu idarenin eskisi gibi tek kişide değil devletin diğer organlarıyla paylaşılacağını göstermektedir. Yönetimin paylaşılması rüşvetinde artacağını gösteriyor. Öte yandan hukuk sisteminin işleyişi de haksızlığa karşı kanunlardan ziyade Türkmenbaşı?ndan korkan halkın bu boşluktan faydalanacağı düşünüldüğünde bozulacak sistemlerin başında gelmektedir. Bunun yanında yeni başkan tarafsızlık ilkesinden  ve geleneksel devlet idare anlayışından vazgeçmeyecektir. Afganistan ve Irak işgalleri ve orta Asya devrimlerinden sonra bölgedeki Amerikan yayılmacılığından çekinen Rusya, yeni dönemde elinde kalan Türkmen kalesini yem etmek istemeyeceğinden, en büyük siyasal güvence olacaktır. Rusya, Özbekistan, Azerbaycan?la sorunları olan, Azerbaycan,  Kazakistan  eliyle Hazar?daki ticari haklarını kaptırdığı  büyük şirketlere ve devletlere karşı Türkmenistan gibi direnç gösteren yerel gücün varlığını her zaman destekleyecektir.

Gelecekteki en büyük sorun ise Türkmen etniklerin arasında çıkabilecek anlaşmazlıklar olabilir. Beş büyük etnik kimliğin dışında Özbek ve İranî kökenli Beluci azınlıkların birbirleri ile olan kan davaları, bu tür kışkırtmaları Irak ve orta doğuda severek yapan Amerika?nın   yeni özgürlük sahasına dönüşebilir.  Bugün bile Teke boyunun yoğun olarak yaşadığı Merv ile Ahal yoğunluklu Aşkabat birbiri ile geçinememektedir.

Comments (Bir Katılım)

iyi çalışma olmuş. bu aralar enteresan işler yapıp gözüme girdin laik çıkması iyi insan. bizde burada şebek ciddiyetsizliğinde sunulan saparmuratın ne önemli bir amerikan çıkarları düşmanı olduğunu analyamadan; yazının içinde belirtilen törkinin kimlerle hazarda startejik ittifak yaptığını görmeden çok bilmiş havalarda saparmuratmı, salak bi diktatör ya edasıyla mutlu azınlığa katışabilme didişmesi içinde debelenip durcaktık. eee, ozaman güneydoğuya yapılmakta olan yığınak kesinlikle iran için, israil ve abd li subayların komutasında sınıra yığılan peşmergelerde iran için ve belki bilmiyoruz ya, iran bu sebeple gazı kesip bi uyarı yaptı ve belki sayın başbakan bu ara ısrarla ırak ile olan tarihi bağlarımızdan bahsedip duruyor ve işler iyice sarpa sarıyor demekki. bir koyup üçün üçünü de alcamız günler yakın olabilir. neyse yazının faydasını görmedik dersem bağ kurmak için haksızlık etmiş olurum saygılar saygıdeğer insan selamünaleyküm

rüştü hacıoğlu / Ocak 17th, 2007, 04:20

What do you think?

ÇUBUKLU FORMA

Hizipleş!

Google Gruplar
yazıhane.org grubuna kayıt ol
E-posta:
Bu grubu ziyaret et

Destek

ACF loading animated gif