Yükleniyor....
Önceki yazı linkleri:

Kategoriler

Yazı

ne oluyor bloglarda?

  • evvela dostum semin, platonik bir şey bu, çok sevdiğim bir post girmiş. buna benzer şeyler düşündüğüm halde bu şıklıkta bir şey yazamadığım için imrendim ve kopyalayıp buraya yapıştırıyorum. affettsin : )

merak etmeyin. hrant dink ismini öldürüldükten sonra haberlerde daha yeni duyup olayın bütün ayrıntılarını haberlerden kavrayıp bloguma bununla ilgili değerlendirmemi yapan bir kişi rolünde olmayacağım. merak etmeyin ben zaten birşey yazmayacağım. koltuğa uzanıp çayla birlikte bisküvilerimi yudumlayacağım. eczaneden bactrim panalgin fitil -çoçuklar için- alma gibi bir sorumluluğum var. bu sorumluluk koltukta kafamı kurcalıyor. ilk önce sorumluluklarımı yerine getirip daha sonra koltuğuma uzanabilirim ve böylece kafamı hiçbirşey kurcalamaz. nasıl kurcalamaz. nasıl kurcalamaz. varmı öyle dünyada bi kafa. bi küt. olursun büsküyüt.

  • Güzellik Uykusu, kadim dostum, blogunu sessiz sedasız kapattı. üzerinden bir kaç günden fazla geçti. geceler gündüzler geçtikçe, sayın Alexandre Bey’i Behiç Aşçı ile bir tutuyorum. Behiç amca kadar uzun sürmesin senin orucun diye iyi dileklerimi yolluyorum kendisine…
  • Ali sarı ustası, zaxaz.com (ne manaya geliyorsa) uzantısını terkedip .net uzantısı ile bağlanmaya devam ediyor. süpriz bir ameliyat sonrası (ki ayıp ettik o zaman, affetsin) sigarayı da bırakmış olması ayrı bir yenilik. gerçi kardeşim memur adam o strese hele de zamnın azılı tiryakilerindense nasıl dayanacak belli de değil ama bir yerde artık mecbur. neyse aliciğim, bu kadeh senin için emmoğlu..
  • eysean, bir deli çocuk : ) umarım kızmaz. mezun olmuş okuldan. tek ders problemi varmış ve şimdi herkesi seviyormuş. şu anda telaffuz edemediğim bir mesleği var. ama iç mimarlık için tekrar hazırlanacakmış. gayretinde muvaffak olur inşallah diyorum.
  • Fikir cengi ismi ile matuf kişiden en son 22 Kasım 2006′da haber alınmıştır. o gün bu gün sesinden soluğundan haberdar değiliz. ayrıca ilginçtir, son postu “yaşıyorum notu” ismini taşımaktadır. açıkcası benim ilk zamanlarımda sıkı takip ettiğim bir yerde ligea. sonra gittikçe yazma aralığı arttı. şimdi sanırım tavan yapmış durumda. meraklanıyoruz en azından.
  • hafsa orhan. kendisini eski bir arkadaşım vasıtasıyla tanımıştım. o zamanlar bu yaka vardı, kendisinin yazılarını yayımlamaktan ama aslında okumaktan büyük zevk alıyorduk. kimle diye soran olursa nadir marmara ile. tesadüf ettim yakın zamanda, şans işte. türkiyedeki başarılı (çok başarılı) eğitim hayatının ardından yurtdışında bulunuyormuş şimdi. rahat yazılar yazıyor, keyfle ve bir solukta okunuyor. sevindim ona rastlayınca. siz de bi rastlayın bence diye bu paragraf.
  • söğüdün dalları, sessiz sedasız ama istikrarla devam ediyor. biz de takip ediyoruz. “sükunet başlayalı 40 gün 40 gece oldu
    gemiler yakılalıysa uzun zaman…” diyor. devam etsin bakalım…
  • Yollardagezer, normal yurdum insanı. o da kapanan bloglardan. bir insan neden kapatır blogu anlamıyorum. lütfen bu kapatan arkadaşlar beni kırmasın da cevap versin. tamam yazmaktan sıkılmış olabilirsiniz. bunu herkes anlar. ama silmenizdeki gaye nedir açıkcası çok merak ediyorum. siz yarın bir kitap yazmış olsanız, zamanın behrinde bir gün bütün kitapları toplatıp yakacak mısınız? birisi açıklamaya çalışsın lütfen… bir de bu “artık bitti” demeler felan var. bittiyse bitmiştir, yazmazsın biz de anlarız ki bitti.
  • Mihmanhane, o da kayıplarda. Hastaymış geçmiş olsun bi de..
  • Enes Reyhan, kendisini en sonra gazetecilik okulunda bırakmıştık. o gün bugündür haber alamıyoruz : ) mezar taşları ile ilgilenen birisi olarak tanıyıp sonrasında adamın böyle şeylere aklının erdiğini görmek, benim açımdan garip oldu. ramazan, seviyoz olm seni : )
  • ve Lao, onun kafasında bir şeyler dolanıyor ama hayırlısı. evet, hayırl’lısı olur inşallah. bu sıralar kendisini yoğun görüyorum. daha doğrusu pek görmüyorum bile. zaman zaman inişli çıkışlı grafiklere sahip olan ilişkilerimiz olmaz mı, işte ondan bu da. ama hep böyle gidecek değil. biraz belki kafa toparlanmasına ihtiyacımız var. yani nedir, mevcut durumu anlamlandırabilme ve nimetlerin, evet nimettir çünkü o, sunulan nimetlerin farkında olma hali. bunu kendileri dah aiyi dillendiriyorlar gerçi, metafizik!

Comments (33 Katılım)

“bittiyse bitmiştir, yazmazsın biz de anlarız ki bitti. ”
Ben bunu biyerden hatırlıyorum ama nerden?

gölge / Ocak 21st, 2007, 17:29

bilmem nereden hatırlıyorsun?

faruk / Ocak 21st, 2007, 17:38

gidesim geldi, gittim Faruk.
gelesim gelince gelecem.
gitmem yok olmam demek değildir.
yaşıyorum, yazıyorum…

glorya geynır teyzenin dediği gibi:

ay viyıl sörvayyv!

duygusallaştırma beni, zaten zar zor katılaştım :(

yollardagezer / Ocak 21st, 2007, 18:33

Faruk gerçekten bende dertliyken bu konuda ve yazı yazmayı düşünürken sen yazıp ve beni uzun yazıdan kurtardığın teşekkürler…ne oluyor bende anlamadım bir bir gidiyorlar arkalarına bile bakmadan hevesmiydi neydi? yazdılar yazdılar bizi okumaya alıştırdılar sonra da yaptıklarına bak olur şey değil :)

... / Ocak 22nd, 2007, 05:01

senin de içinde olduğun ikinci bir soruşturma daha hazırlıyorum sayın 3nokta. hazırlıklı olun : )

yollardagezer, ben “canım istedi gittim” lafına malesef katılmıyorum. yazılan her harf kutsaldır. kelimeler nimettir, oyun oynanmaz diyen birisi de vardı, kimdi şimdi adını söylemeye gerek yok. bilen bilir. bugün yazdım, yarın sildim. çocuk oyuncağına çevirdiniz. ben kitap haberin eski sayılarına göz atarken birden ellidokuzoğlunun misal, yazılarının kaybolacağını, “gidesim geldi ve gittim” diye bir uyarı olacağını düşündükçe nasıl telaşlanıyorsam, aynı şekilde telaşlanıyorum.

meydana çıkan güreşçi, küstüm oynamıyorum dememeli. ama diyor işte. meydana çıkarken bi kaç kere daha düşünmek lazım o halde.

faruk / Ocak 22nd, 2007, 05:25

Bir şeyler yazacağım buraya. Ama müsait olunca.
Sevgiler…

Güzellik Uykusu / Ocak 22nd, 2007, 10:04

güzellik uykusu merakla bekliyorum.

faruk / Ocak 22nd, 2007, 10:21

.ilgincim, ilginçsin, ilginç,ilginiz,ilginçsiniz,ilginçler.. :)blogger camiasının kısa tanımı bu bence :) deli olduğum konusunda da haklısın ne kızıcam :)

eysean / Ocak 22nd, 2007, 10:47

bu gidişin sebebi de tam senin dediğindir faruk, kalmak istiyorum, nerede kalacağımı bulmam gerekiyor evvela. bu karar verme sürecinin kısaltmaya çalışıyorum. bu yüzden vakit kaybetmek istemiyorum. anlatabildim mi acaba:)
bu gidişi bi kapris, bir şımarıklık, bir ümitsizlik olarak yorma. ciddiyete davet ettim kendimi sadece.

bende küsecek göz var mı Allah aşkınaaa:)

yollardagezer / Ocak 22nd, 2007, 11:22

zaten haddim olmadan söyliyim, oyarlar o gözü öyle biş yaparsan : )

Allah yardımcın olsun abla ne diyim. kitap haber de kapandığından beri bir depresyonda olduğunu düşünüyordum da bu derece olduğunu farkedemedim : ) yazık bize sana yardımcı olamadık : p

faruk / Ocak 22nd, 2007, 12:31

hehe dostum böyle ismimi görünce heycanlandım birden bire. “her kim ki, lafımın üstüne laf söylerse, tiz haber vereceği” çok güzel bi çalışma. :)

semin / Ocak 22nd, 2007, 14:10

En son bıraktığın yerdeyim abi :) Hürriyet ve Dünya gazeteleri ile boğuşuyorum. Mezar taşlarına, fotoğrafçılığa ve web tasarımına da devam ediyorum :) Bende seni seviyorum farukcuğum.

Dünyadan sevgilerimle.

Enes Reyhan / Ocak 22nd, 2007, 17:09

şaşırdım enes, hayırlısı olsun : )

faruk / Ocak 22nd, 2007, 18:21

“ama silmenizdeki gaye nedir açıkcası çok merak ediyorum.” ben bir kere yaptım bu silme işlemini.. tamamen kaybolmak istemiştim işte.. herşey bambaşkaydı.. kabus gibi.. silince herşey ve herkes, dahası tüm sorunlar silinecek gibi gelmişti belki de..?

un4 / Ocak 22nd, 2007, 20:10

Hayırdır abi neye şaşırdın :)

Enes Reyhan / Ocak 23rd, 2007, 03:44

Un4, silince tüm sorunlar silinmiyor demek mi istiyorsun yani? bizimle tecrübelerini paylaşır mısınız?

Enes, Hürriyet ve Dünya ile boğuşmana şaşırdım. neyse ayrıntıları ben alıcam senden : )

faruk / Ocak 23rd, 2007, 04:14

Benim yazmayı bırakmamın başka mekanlarla (bloglarla) ilgisi yok. Keyfi bir bırakma sözkonusu Güzellik Uykusu’nda. Lisedeyken Türk Dili ve Edebiyatı dersinde yazdığım kompozisyonları saymazsak, üniversiteye başladığım yıldan beri (1999) aralıksız yazdım. Eskiyi bilenler -misal Faruk- 2001′den beri de bazı yerlerde yayımlamaya başladım. Abicim yoruldum be. Keyfi bi sebepten dolayı kapattım blogu. Hani yazmazsam orada belki kendimi yenileyebilirim. Bi nevi re-innovation yani. İlerde dönmeyi düşünüyorum tekrar ama sanırım bu uzun bir süre olacak. Bu zaman zarfında da güzellik uykusuna yatmış olacağım:) Kafam karıştı, cümlelerimi toparlayamıyorum:) Neyse…

Başka bir blogda başka bir zaman diliminde görüşmek üzere…
Selam ve muhabbet ile…

Güzellik Uykusu / Ocak 23rd, 2007, 10:25

keyfine tüküreyim senin iskender. istediğin zaman aç istediğin zaman kapa, oh ne âla. artema mı lan bu? blogunu kapatıyosan bir daha açmazsın, racon böyle. yok re-innovation’mış yok güzellik uykusuymuş. yer mi ulan anadolu çocuğu?

oblomov / Ocak 23rd, 2007, 11:21

faruk abi,
sana ve zü ye bişey bıraktım benim orda:)

oblomov da alabilir:) [ecemice yi severdi ]

sayg.

ece / Ocak 23rd, 2007, 12:08

biz eğer müsaitseniz (değilseniz de) çaya gelicez zaten. ama yorum bırakamadım ben. bi durum mu var?

faruk / Ocak 23rd, 2007, 16:55

çay başlığı açayım size hemen:)
ama Zü ve Banu bi de lütfen ama lütfen özel rica LAO da gelsin:)
Enes de beni unuttu ama canı sağolsun :)

ece / Ocak 23rd, 2007, 19:34

çay başlığı aç biz çıramızı alıp gelelim, lao saz çalsın banu ile enes de çay da çıra oynasın, ehehe.

komik olamıyorum bu sıralar, komikliğim elimden alınmış…

faruk / Ocak 23rd, 2007, 19:42

kesin açacağım blogu demedim oblomov bey. açmıyorum peki bu sizin raconunuza uyacak mı?

Güzellik Uykusu / Ocak 24th, 2007, 04:42

çay sofrası kurduk o kadar, hani nerdesiniz:(

millet kenarından köşesinden tırtıklamaya başlamış bile habarınız olsun..

ece / Ocak 24th, 2007, 06:01

bi kenarından tırtıklama mı? yuh, dibi kalmış herşeyin.

faruk / Ocak 24th, 2007, 14:56

el insaaaaf:))
koca tepsi böreği götürdün abi daha ne istiyosun:)
K.Banu ya pasta ayırdım, bir o kaldı:)

ece / Ocak 24th, 2007, 18:45

bi kere ben böreğe hiç dokunmadım. Kazım ağabeyin ile iki muhabbet edeyim derken dolmaları süpürmüşsünüz. ben asıl onlara takılacaktım.

faruk / Ocak 25th, 2007, 03:59

:))
metroseksüel adam “göbek ” yapmaz
metroseksüel adam dolma yemeeeez:)

ece / Ocak 25th, 2007, 09:20

metroseksüellik nereden çıktı? hay Allah’ım sarhoşken ağzımdan çıkan kelimleri sonradan hatırlayamıyorum, kahretsin : )

faruk / Ocak 25th, 2007, 09:23

Enes in orda saçlarınızı gördüm valla:)))))))

ece / Ocak 25th, 2007, 09:33

hay bin kunduz. Enes kaldıralım şu fotoğrafı : )

faruk / Ocak 25th, 2007, 09:44

sağolun efendim, iyileştim elhamdülillah.

Mihman / Ocak 26th, 2007, 10:44

O diil de ben bilog okuma işini çoktan bırakmışım, şimdi fark yaptım :)
Burda böyle sigarayı bırakmamdan (dahası sigaranın beni bırakmasından :p) bahsedildiğini ve zaxaz’ın ne anlama geldiğinin bilinmediğini görünce bi şey oldum. Zaxazın ne anlama geldiğini dahası bir anlamı olup olmadığını da bilmediğimi farkettim : )

Neyse, selam ederim herkese. Bi semaver çay olsa da içsek şimdi :p

ali usta / Ocak 27th, 2007, 14:54

What do you think?

ÇUBUKLU FORMA

Hizipleş!

Google Gruplar
yazıhane.org grubuna kayıt ol
E-posta:
Bu grubu ziyaret et

Destek

ACF loading animated gif