haftasonu değerlendirmesi tadında hafta başı yazısı

ingiliz aksanı ile Türkçe konuşan kızlardan nefret ederken, şimdi bir sürü böyle şarkıcımız oldu. işin kötüsü orada burada devamlı çaldıkları için, ister istemez dilime dolanıyor.
hafta sonları, hafta içinden daha az uyuyorum. iki haftadır bitsin bu hafta sonu bir an önce derken yakaladım kendimi. nasıl olsa yarın cumartesi yada nasıl olsa yarın pazar diye iki gece de oyalarak, film seyrederek geç yatıyorum. sabahları yine en geç 9 buçukta ayaklanıyorum. Devletimizin bu konuya bir çözüm getirmesini rica ediyorum. hayır bu bi şikayet değil, durum tesbiti.
dün Kayseri erciyesspor ile maçımız vardı. bi kaç haftadır bu maçı bekliyordum. sahamız kapatılınca üsküdarda mikado oynayıp diğer yandan maçı dinledim. çok büyük bir eziyet, Allah bir daha göstermesin. Şimdi milli maç arası ardından Gençler deplesmanı. bi aksilik olmazsa 8 nisan’a kadar yine gün sayacağız. ne derler GELİYORUZ : )
hiç bir şey hafta sonu girdiğin devran cafede bir haftadır görmediğin ve çok sevdiğin bir arkadaşını tesadüfen görmek kadar güzel olamaz. her ne kadar mikado partisinde onu yensende : )
“ilkbahar-yaz-sonbahar-kış” güzel bir film.
çok güzel. entel bir “sinema sevici” değilim, iyi filmden de anlamam. ama sanki bu film kaale alınmaya değer geldi. Devran Cafe’nin patronu Lao‘ya şükranlarımızı sunalım. Her sahnesinde doğaya, tabiat anaya, tanrıya, budaya, Rab’ba, Musavvir olan’a hamd edelim. İstanbul’da yaşıyor olmanın ızdırabını ben hissettim, umarım siz hissetmezsiniz. Filme ulaşmanız sanırım kolay olmayacak. neden, niçin gibi sorularınızı ve filme nasıl ulaşacağınızı sevgili Lao’dan öğrenelim. Bizi buradan bi aydınlatsın.
bazı insanlar vardır, varlıkları bile insana neşe verir. gördüğünüzde bi gülersiniz, ne gülüyon len der, gülmeye devam edersiniz. ben böyle bir insan olamadım. ama hamd olsun etrafımda bir kaç tane böyle insan var. umalım ki siz de böyle arkadaşlara sahip olun. Fotokritik’ten gelen mailleriniz de eksik olmasın tabi : )
önceden, lisedeki sınıf arkadaşlarımızla kurduğumuz bir mail grubu vardı. her pazartesi ben oraya fıkra yollardım. malum çalışan insanların “pazartesi sendromu” diye isimlendirdiği sıkıntıları vardır. Öğrencilerin de vardır. ama bu ismi çalışanlar vermiştir nedense. neyse, o sıkıntıyı biraz almak adına böyle bir şey yapardık, yine yapalım. buyrun:
Bakan olan görgüsüz birisi şöförüne sorar. “Şöför söyle bakalım eşekle şöför arasında ne fark vardır? ” Şoför bir süre düşündükten sonra mahcup bir sekilde; “Bilemedim bakanım” diyor Bakan cevap olarak: “Eşeğe çüs diyince, şoföre ise dur diyince durur” demiş. Bunun üzerine şöför çok sinirlenmiş ama karşıdaki bakan olduğu için birşey söyleyememiş. Belirli bir süre sonra bu defa şöför bakana: “Bir soru sorabilir miyim bakanım?” der. Bakan da: “Sor bakalım” der. Şoför sorar: “Eşekle bakan arasında ne fark vardır?” Bakan bir süresonra: “Bulamadım şöför söyle bakalım” diyor. Bunun üzerine şöför de: “Vallahi bakanım ben de bulamadim… “
Son müdehale : Mart 19th, 2007
Bunun altında : fy
Gez bakalım : Önceki / Sonraki
Comments (8 Katılım)
film bende var, sende var, buralardan al1nabilir. ayrca besiktasta sinanpasa is merkezinin üst katinda bulunan cd saticilarinda da bi ihtimal olabilir. yonetmenin diger bazi filimlerini oradan aldi arkadaslar… maalesef türkiyede sadece film festivalinde gösterilmisti, onun disinda cok ilgi görmemisti… ama ilgilenmek lazim…
lao / Mart 19th, 2007, 05:20
İstanbula gelip önünden geçip de Devran’a gitmediğim içime oturdu şimdi valla…
K.Banu / Mart 19th, 2007, 06:15
mesela hande yener : )
eysean / Mart 20th, 2007, 04:34
lao, bir boş cd ile devran cafe’ye uğrayan arkadaşlar için bir güzellik düşünebilir misin? zira benim yanım uğramaları pek mümkün değil, zira benim yanım uğranılası bir yer değil. çay desen bizim burda da var ama sanırım burdaki eksiklik başka : )
k.banu, bence gidip o masaya otursaydın, daha çok koyardı. böylesi daha iyimiş diye avunmaya devam. şunun şurasında çarşambaya ne kaldı : )
hande’ye laf eden insan, dolgun kalçaları haricinde hiç bir özelliği olmayan bir şarkıcı & dansöz karışımı insanın babasının yanında çalışıyor. bununla ne alakası var, bi alakası yok : ) sadece cümle içinde kullanmak istedim. hande yener’e laf edince sen kendimi tutamıyorum napiyim : )
faruk / Mart 20th, 2007, 04:39
tabi ki sevgili faruk benden alinabilir. ondan belirttim. gerci simdi düsündümde, zabita kacak sidici diye beni cezalandirmasin sonra
lao / Mart 20th, 2007, 05:40
ya tam maça gidecektim sahayı kapattılar tam ben antebe dönmek zorunda olduğum tarihe kadar bizimçocukları izliyemiyceğim…hafta sonları gerçekten çok yoğun geçiyor…
erdem / Mart 20th, 2007, 16:32
erdem hafta sonu yani pazar günü saat 19.30 idi sanırım Kazakistandan bir futbol takımı ile hazırlık maçı yapılacak. milli maç diy eara verildi ya, heh ondan. antep yollarına düşmediysen eğer “bizim” çocukları seyredebilirsin. ben misal antep yoluna çıkmıyorum, izlemeye gidiyorum : ) mesela misterio’da gider gibi sanki sanırım : )
faruk / Mart 21st, 2007, 05:01
LAO yu sobeleyebiliriz:) biline:P
ECE / Mart 21st, 2007, 10:09
What do you think?