Yükleniyor....
Önceki yazı linkleri:

Kategoriler

Yazı

Unut Gitsin

Ufak bir müzik çaların, büyük büyük harfleri sakladığını biliyor muydun? Kokuların, seslerin unutulmayan hatıralarla olan bağını biliyor muydun peki? Bir çok şeyi çok zaman bir çoğumuz bilemiyoruz maalesef. Öğreniyor olmamız bize tecrübe denen izafi bir mutluluktan gayrı ne katıyor ki Allah aşkına? Unut gitsin diyince mesela, unutmak ne katıyor hayata?

Bir şeyleri unutarak devam etmek mi, unutmuş gibi yaparak devam edemiyor olmak mı kolay olanı? Büyük büyük harflerin arkasındaki gürültülü seslere kulak kabartıp arzu ettiğimiz yankıyı duyamamanın verdiği dargınlığı hangi yılların boynuna asarak suçlayacağız? Hangi suratla binbir emekle üzerine gidip şimdi unutmak zorunda kaldıklarımızın yüzüne bakacağız? Mutlu mu, mecbur mu, masum mu, dargın mı, kadere mi bütün bunlar?

Ufacık, çok miniktir bazen bazı şeyler. Yani bence. Şıp diye unutursun. Gerçekten.

Ölen öldü kalan sağlar bizimdir diyerek çıktığımız yolda, ölenlerin arkasından helva dağıtabilmenin keyfi ancak amelie dinlemek kadardır. Ve emin ol en fazla beş defa dinledikten sonra, o da bayar. Celal Bayar yada sinema perdesi!

Şimdi, perdeye bak. Üzerine sürebileceğin bir sürü boyanın olduğunu düşün. Oraya ne kadar güzel resimler çizebilirsin, beynelmilel bütün duygularını aktarabilirsin. Şimdi, eline fırçayı al, zihninin bütün dalgalanmalarını tanrı vergisi yeteneğinle çizebildiğin kadarıyla sür perdeye. Her rengi ayrı bir karmaşayla karıştır, ayrı bir sükunetle tara boş yerleri. Perdeden akan her damla, senin resim yaptığının delili olacaktır. Yerleri bozsa bile silme! Üzerine damlatıp kirlettiğin şeyler, temaşa ettiğimiz resmin gölgesidir, bozma! Neşeli ol, pastel renkler kullan. Seyredenler, bunun çizeri çok keyifli olmalı diye imrensin sana. Zaten her şeyimizi başkaları imrensin diye yapmıyor muyuz? Güzel arabalar, iyi marka parfümler,  pek mutlu evlilikler, çocuklarımızın tahsili? Neyse, çiz bütün bunları.

Her çizginin üzerine, her neşenin, her kederinin. Yani her çığlığının, belli belirsiz soluk alıp vermelerinin. Perdedeki her damla boyanın, oraya dokundurduğunun bütün nağmelerin üzerine yönetmen motor dediğinde düşecek birkaç yüz film karesi. Sen ne kadar derinden çizsen de bu neşeli hayatı, ?Unut Gitsin? her Cuma sinemalarda?

Comments (3 Katılım)

biraz da umulmadık korkunçluk gizli perdede…

Banu / Ocak 13th, 2008, 12:07

hayır yok.. hiç korkunçluk yok..

hayal-et / Ocak 13th, 2008, 19:10

banu, kork kork nereye kadar?

hayal-et, bu yiğitlik nereye kadar?

faruk / Ocak 14th, 2008, 13:07

What do you think?

ÇUBUKLU FORMA

Hizipleş!

Google Gruplar
yazıhane.org grubuna kayıt ol
E-posta:
Bu grubu ziyaret et

Destek

ACF loading animated gif