ortanca
ben. faruk. adımın ortancası.
bir şey yap, güzel olsun. adını koyma, adı sadece aklımızda olsun. şaşırsın alem, gülsün alem, görsün alem. bir şey yap, güzel olsun.
kapı önünde sıra bekleyen, çay sırasını masasında bekleyen, soğuk havayı çiğ düşmüş çimenlerin üzerinde nefesleyen, kapıyı çalarak ve selamlayarak illaki içeridekileri, odaya giren, hemşerim diye başlayan cümlelerle yaşadığı kente doğduğu şehrin havasını veren, yılsonu izinlerini cici annesini görerek, görmek için bilmem kaç kilometre yol giderek geçiren, ayakkabılarını sürterek dolaştığı devlet dairelerinde sadece bir çay içimi sohbetlere ortak olan, hikayelerle dolu, kederle dolu masaların üzerine kolunu koyup yatanların yanında, bunların hepsinin yanında. bir şey yap hadi, güzel olsun.
bütün garip ve harika şeyler uyurken başımıza gelebilir. belini üşüten ve dizlerini titreten rüzgarın kapı aralığından içeri sızması gibi. Taşdelen’deki uzaktan akrabalar gibi.
haydi gayret! görelim bu pazarın sabahını. neredeyse öbür gün gelecek, görelim elimizdeki son kozu. fotoğraflarını çekmediğimiz her kompozisyon zulümdür makinaya ve donduramadığımız her kare zulümdür fotoğraf seven gözlere. ve hikaye biraz sahicidir. sahiciliğinden bir şey kaybettiğinde neşelendirir sadece. gerçek olan her hikaye epeyce kederlidir. bütün bunlar bir gece başımıza gelebilir, uyandığımız sabah sıkıcı bir pazartesi olabilir. giriş yap, kart bas. öğlen yemek, kart bas. çıkış yap, kart bas. kartını boynundan çıkarma! bir zirveden diğerine zıplamak için, vasiyetini yazabilecek kadar, hapşurdukdan sonra çok yaşa denecek kadar, numarayı çevirdikten sonra meşgul sesini duyacak kadar yani bir şarkının nakaratını mırıldanacak kadar vakit istiyorum.
bütün cesur fikirler kolun başının altında, başın masanın üstündeyken gelir. içerisi dumanlatı olmuştur, özgür evleneceğinden bahsederken, ercan sessizce sigarasını nefeslerken, ümit abi bulmaca çözerken, hüseyin usta çay demlerken, ahmet galatasaraydan bahsederken gelir. belki de bir o zaman “senden vazgeçemem” denir!
ben. faruk. adımın ortancası.







Comments (2 Katılım)
su ve düşler oku. gaston bachelard.
davut yücel / Ocak 28th, 2008, 17:37
çok begendim yazınızı tebrikler..
Yurtdışı Eğitim / Ocak 30th, 2008, 11:39
What do you think?