eyvah dayım geldi
sütlüceye gitmek kolay da hani keşke kokareç de yiyebilseydim. belki yiyebilseydim, yiyemiyor olmam bu kadar koymazdı. hem zaten miniatürk’ü de gezemem. ama gezesim geldi. ne yasaksa ona hevesleniyor diyordu annem bir sürü hastalığı olan babam için… genetik midir bu heves…
çarşamba tekrar tuzsuz ve plastik tabildotlarda yemek dağıtan görevlilere “istemiyorum” demeye başlıyacağım. cuma -ki mübarek gündür, 25 sene evvel bir cuma vakti doğmuşum ayrıca- şıppadanak gelir zaten.
yampri yampri .::AMELİYATHANE girilmez::. tabelasını düşünüyorumda, cuma kesin şıppadanak gelir.
dosyamda 6 KT aldı diye yazıyor, nedense ilk aklıma gelen kurtlar vadisi oluyor. mematiye çok üzülmüştüm. zavallı bir ömür şimdi şu eroin şeysiyle uğraşcak felan die, ordan aklımda yer etti zaar…
böyle her paragrafta başka konu, atlayarak ama bir yazı bütünlüğü içerisinde mevzulardan bahsetmek çetin altan işidir dostlar, ustalık ister yani.
ben korkmazdım o yeşil örtü üzerinde neşterleri görmese idim…
teey 6-7 ay önce ismail abi telefonda ‘cihangirdeyiz daynın, gel mantı yiyelim’ dediğinde, çıkamam şimdi, dükkanı boş bırakamam diye ertelemiş sonra köpek gibi pişman olmuştum. -köpek dediysek it değil!- bir daha teklif ederse sarımsağı bol olsun diyerek ve tabi kesin koşarak gidecem diye kendimi öğütlemiştim. geçen hafta yine telefonda beni mantı yemeye çağırdı. ‘kayserideyim faruk, gel mantı yiyek!’ bu paragrafın ana fikri, büyük konuşmayacan hiç bir zaman. hadi anam koş bakalım kayseriye derler sonra. velhasıl 2-0 gerideyim, şu dakkadan sonra çevirebilir miyim maçı bilmiyorum.
geçen aylarda sevdiğimiz bir kardeşimiz soğuk kış ayları için atkı ve sanırım sıcak çay içmem için bir büyük fincan hediye etti bana. hani kupa diyorlar ya, ondan. Allah razı olsun. üzerinde Hertha Berlin logosu var. bir gün almanyaya yerleşirsem hertha berlin kapalısından kombine alacaz, şart oldu. bir de gayse (GS) ile bi ara maç yapıcaz, heyecanlıyım.
ingiltereye yerleşirsem de Everton kapalısında ‘dale’ diecem. everton ve hertha’nın renkleri aynı, mavi beyaz. türkiye dışında mavi beyaz renklere gönül veriyorum demek ben : ) neyse efendim, fransa, belçika, mançurya, kuzey kafkasya vs her vilayetten atkı, forma hediyelerinize açığım, mavi beyaz olmak şartı ile… bi tek ispanyada barcelonaya sözüm var, atkıdan daha fazlası geldiği için : ) saolsun bacım direk orjinal forma getirdi ordan.
ramazanda bir gün, sonlara doğruydu, kuzen’e iftara davetliydik. pek kıymetli mustafa arkadaşım çok ince bi jest yaparak bana yeni sezon beşiktaş forması hediye etti. çok memnnun oldum doğrusu. hemen giydim üzerime. çok yakıştı : P
yannız hanım kışlıkları çıkarırken, yeter artık kazaktan çok forman var diye höykürünce hafta sonu bi kaç kazak alıp durumu eşitlemeye karar verdim. bir de aldığım son 5 hediye neden futbolla ilgili die özdüşünümsel bir benlik sürecine girdim. kendimi insanlara nasıl tanıtmışım ben : )
ben hala kapısında GİRİLMEZ yazan o kapıdan girilmemesi gerektiğini düşünüyorum. bazılarının girip bazılarının girmesinin yasak olduğu kapılardan bu aralar giren hep ben oluyorum, kıl bi durum. hep bana mı deplasman, hep bana mı yannızlık. . çarşamba, perşembe, cuma -acunun heyecan müziği burda girsin-, cumartesi, velev ki pazar… sonra sindirella’nın geleceğe dair neşeli ama belirsiz cast melodisi başlasın…
görüşürüz bir ara, yine. görüşelim yani. özlüyor insan. naber lan denmesini felan. şimdi hep ‘nasıl oldun?’
psikolojimle alakası yok, arzu görücü’nün yorumunu beğendim.. he bir de babazula’nın eyvah dayım geldi die bi şarkısı var, indirin dinleyin. ben buraya taşıyamadım, ftp de bi sorun var sanırım, yüklenmedi bi türlü…
EDİT: sevgili kongreye giden doktorlar, lütfen bir an önce dönünüz gittiğiniz vilayetten. burda gözü yollarda bekleyen hastalarınız olduğunu unutmayınız, ertelemeyiniz cerrahi operasyonlarınızı…







Comments (6 Katılım)
naber lan? : )
mavi beyaz değil de yeşil-mavi rizespor forması olur mu? : d
görüşürüz patron : )
bi de çok şerefsiz bi adamsın sen, yazma böyle şeyler
ali usta / Ekim 20th, 2008, 19:04
çabuk geçer, geçmiş olur inşallah..
hayalî şeyler / Ekim 22nd, 2008, 16:48
BJK - Bolshoy Jop Komanda
n_marmara / Ekim 22nd, 2008, 17:48
yer mavi gök beyaz en büyük beşiktaş :p
faruk bey, herkesin giremedği yerlere girmek herkese nasip olmaz. dünyada o kadar çok kapı var ki.
vip kapılarından geçtiğinizde biz fakirleri unutmayın derim
edit: ya şu edit olayı mahalle baskısı gibi bişey. illa bi düzeltme yapmak istiyor insan :))
Mihman / Ekim 24th, 2008, 17:27
Yaw bana İstanbul garip gelmeye başladı be Faruk. Yıllardır her İstanbul’a geldiğimde seni görmeye alışmışım, ulan haber vermesem ya vapurda ya çınaraltında ya Türk ocağında ya yolda yürürken karşılaşıyorduk. İt iti her yerde bulurmuş (yukarıdaki köpek manasına atfen) Her neyse ne diyecektim. Ulan Üsküdar’da her Çınaraltında oturup çay ya da çorba içtiğimde seni arıyor gözlerim. Bana orayı sen öğretmiştin. Ulan ben de seni mantı yemeye davet ediyorum bak Cihangire İsmail abinin dayısının yerine:) Neyse, bana böyle temiz bir yorum sayfası açtığın için teşekkürlerimi sunuyorum. Bir daha ki yorumda görüşmek üzere esen kal.
Alexandre Bey / Ekim 24th, 2008, 19:15
güzel şarkıymış.
paylaşımın için teşekkürler.
bakıyorum da, sen bizim buralara yerleşmeye ciddi ciddi niyetlenmişsin. hadi bakalım, bekleriz : )
bi de 3 aralıkta hangi atkıyı takacağını ve hangi fincandan çay içeceğini biliyorsun dimi : P
sina / Ekim 27th, 2008, 03:24
What do you think?