Yükleniyor....
Önceki yazı linkleri:

Kategoriler

Yazı

medyanın günahları

Balbay’la dayanışmak, ‘gazetecilik dayanışması’ diye anlaşılabilir mi?
Kritik nokta şu, dayanışma eylemi, Balbay’ın tutuklanma ve sorgulanma metodlarıyla ilgili olsa anlaşılabilirdi. Ama onu aştı, olmadık bir ‘ifade özgürlüğü’ noktasına dayandı. Balbay’ın suçlandığı yasa maddesi, ifade özgürlüğüyle ilgisi olmayan ‘Halkı isyana teşvik / Anayasal düzeni değiştirmeye çalışmak’ maddesi. Burada bambaşka bir alandayız. O yüzden Cumhuriyet Gazetesi’nde düzenlenen imza törenini üzüntü ve hicap içinde izledim. Ayıpladım, o insanlar adına utandım. Umuyoruz ki Balbay masum olsun. Ama meslek dayanışması diye yeri göğü inletenlere şunu sormak lazım: Gerçek bir düşünce ve ifade özgürlüğü kurbanı olan Hrant Dink öldürüldüğü zaman neredeydiniz? Hanginiz Agos’a gitti, hanginiz cenazesine katıldı? Hanginiz 90′lı yıllarda işinden olan gazetecilere sahip çıktı? O yıllarda gazete bombalamaları var, sadece Kürt, solcu veya İslamcı oldukları için hapse atılan, yayınları kapatılan, ‘Teröristtir’ diye rapor edilen gazeteciler var. Şimdi protesto ettikleri, gizli kayıt diye servis edilen bir takım raporlarla gazeteciler andıçlandı 1990′larda. Ahmet Kaya gibi insanların hayatları kısaltıldı. Bütün bunların arkasında bir günah yığını var.

O yıllarda hapse giren gazetecilerin terörist olduğunu, gazeteci olmadığını yurtdışına ısrarla ispat etmeye çalışanlardan birisi o imza törenine katılıp ifade özgürlüğünden söz edebilen Basın Konseyi Başkanı Oktay Ekşi. Bu çifte standart, bu riyakarlık insanda söylenecek söz bırakmıyor. Mesleğine saygılı gazetecilerin hafızalarını yok edemezsiniz. İnsan hiç değilse mesleğine birkaç saatliğine saygı duyar.

Taraf gazetesinde okuduğum bir güzel röportaj daha. devamı için burayı tıklayabilirsiniz. bir diğer taraf röportajı için de burayı tıklamanız kafi. pazar günü için geç bir saatte güncelledim yazıhaneyi, ama bilmelisiniz ki öğlene kadar uyumayı uyandıktan sonra da picamalarımla uzun uzun, akşama kadar yani o kadar uzun, kahvaltı etmeyi çok seviyorum. ayh içim gıcıklandı, olsa da bi daha etsek yani, o kadar yani.

Comments (2 Katılım)

Mevzuyu dikkatle takip ediyorum bakalım sonu nereye varacak? Bir de ekleme yapmak istiyorum: Nokta dergisi.

Ahmet Hakan bugünkü (22/03/2009) yazısında bu konuyu işledi: Yollarımız ayrılıyor Mustafa dedi. Haber7 Ahmet Hakan çark etti Mehmet Barlas’ı bekliyoruz şimdi de dedi.

Akıbetler hayrolsun.

Alexandre Bey / Mart 22nd, 2009, 21:10

bence ahmet hakan en delikanlı yazar. olayı ben çark etmek olarak görmüyorum.

yollarımız ayrılıyor mustafa dedi ya ahmet hakan, benim de aklıma hemen bir şiir geldi:

ben bu şiiri eninde sonunda yazacağım mustafa, sert bir şey olacak
bir merdiveni çıkınca birdenbire bir küçük adayla karşılaşmak gibi olacak
dönecek kendine, eğilip bir sarnıca taflan ve lahavle, eğilip kendime bu ne güzel bir an
yani bu şiir aslında yani mustafa o gördüğüm silah gibi olacak duvarda asılı
bir kızın gözleri gibi olacak incelikler içerecek çıplak olacak ve lahavle

ismailkılıçarslan

faruk / Mart 23rd, 2009, 11:59

What do you think?

ÇUBUKLU FORMA

Hizipleş!

Google Gruplar
yazıhane.org grubuna kayıt ol
E-posta:
Bu grubu ziyaret et

Destek

ACF loading animated gif