Beşiktaşımdan öğrendiğim bir şey var
Beşiktaşımdan öğrendiğim bir şey var:
Yaşadın mı, yoğunluğuna yaşayacaksın bir şeyi
Takımın bitkin kalmalı tezahürattan
Sen bitkin düşmelisin bağırmaktan marşlarını
İnsan saatlerce bakabilir İnönü’ye
Denize bakan kalenin ağlarına, bir taraftara, bir bayrağa
Yaşamak yeryüzünde, kapalıya karışmaktır
Kopmaz kökler salmaktır oraya
Kucakladın mı sımsıkı kucaklayacaksın kartalını
Maçlara tüm kaslarınla, gövdenle, tutkunla gireceksin
Ve sarıldın mı bir kez sımsıcak formana
Bir ter tanesi gibi, bir üçlü çeker gibi, bir tribün gibi dinleneceksin
Beşiktaşlı bütün güzel golleri görebilmeli alabildiğine
Hem de tüm benliği filelere, meşin yuvarlağa dolanırcasına
Beşiktaşlı ölümüne haykırmalı içinde maçın
Kapalıdan eski açığa haykırırcasına
Ve yenilgiyi de yaşamalısın, namusluca, bütün benliğinle
Çünkü acılar da, sevinçler gibi olgunlaştırır Beşiktaşlıyı
Siyah hüznün karışmalı beyazın büyük aşkına
Dolaşmalı damarlarında kartalın siyah beyaz kanı
Beşiktaşımdan öğrendiğim bir şey var:
Yaşadın mı, yoğunluğuna yaşayacaksın bir şeyi
Çünkü Beşiktaş dediğimiz şey, Beşiktaşlıya sunulmuş en değerli armağandır
Ve şampiyonluk, sunulmuş bir armağandır bu sezon sana.
Bu uyarlama denemesi, değerli Şair Ataol Behramoğlu’nun “Yaşadıklarımdan öğrendiğim bir şey var” şiirinden uyarlanmıştır. Kaynak: ekşibeşiktaş







Comments (Katılım Yok)
What do you think?