Yükleniyor....
Önceki yazı linkleri:

Kategoriler

Yazı

gönlüm viran oldu

2001 yılıydı, erkan oğurun bir ömürlük misafir albümünü yeni almıştım. parçaları dinlerken sıra mamoş ağıtına geldi ve 1 hafta sıra hep onda kaldı, albümde mamoştan sonra gelen parçaları ancak 1 hafta sonra dinleyebildim… o zamanlar “mamoş palton tutayım mı, hayrın için satayım mı?” sorusuna cevap vermek kolaydı…

2008 yılı bir kış akşamı, seninle ilk kez erkan oğur konserine gitmiştik. mamoşu dinlerken bu kez eşlik etmedim, dua ettim… karanlığa saklayıp dolan gözlerimi, sana baktım: acaba paltonu ne yapmamı isterdin?

2010 yılı, kışa çalan bir akşam yine bir erkan oğur konseri ama sensiz bu defa… affetmiyor erkan baba mamoşu söylüyor yine. sevdiğine yakılan bir ağıt; buna eşlik etmeyeceksem neye edeceğim? mamoşu her dinlediğimde olduğu gibi sana zorla aldırdığım gri kırçıllı paltonu giymiş bakıyorsun bana. sana sormaya hiç cesaret edemedim. gri kırçıllı palton hala asılı dolapta…

Bir de dersim dört dağ içinde var… bir gün hastanede bana “evlenirken elin elimde ola kapı kapı dilenek diyerek çok mu büyük konuştuk acaba, bundan mı bütün bunlar?” diye sormuştun… şimdi ben de durup durup neden bu 2 türküyü çok sevdiğimi soruyorum kendime. ne ölüm ne ayrılık acısı yaşamamış biri neden bu kadar sever bu türküleri? kaderimizin önceden farkında olan bir yanımız mı var, yoksa çok dinledik çok söyledik diye mi benzedi kaderimiz? Oysa dinlerken hiç aklıma gelmezdi bir gün eşyalarını saklamakla hayretmek arasında karar vermem gerekeceği. Sen gidersen gönlümün viran olacağı kesindi ama gül benzinin solacağını, ellerimizin ayrılacağını hiç düşünmemiştim…

Şimdilerde senin sevdiğin türkülerden mektebin bacalarını söylüyorum belki bu da gerçekleşir diye:
Ya benim muradım ver ya beni öldür Allah…

Comments (5 Katılım)

böyle güzel aşklar var mı hala diyorum kendi kendime ve senin yazıların bazı şeyleri anlamlandırıyor kafamda.
yaşadıklarının ne kadar zor olduğunu sadece tahmin etmeye çalışıyorum, yüreğim acıyor. ne kadar güçlü olduğunu anlıyorum sonra… rabbim yar ve yardımcın olsun ve sizi cennetinde birleştirsin inşaallah.

melek / Ekim 11th, 2010, 11:35

hergün açıp okuyorum. daha fazla yazsanız? daha çok yaşatsak siteyi? o’nu?

daha fazla / Ekim 20th, 2010, 08:54

böyle sevgiler vardır hala melek, ancak böyle sınanmadıkça pek farketmiyoruz galiba…amin diyelim..

imre / Ekim 21st, 2010, 15:21

daha çok yaşatmak ilginç bir kavram…biz nasıl yaşıyorsak site de öyle yaşıyor galiba. ne kadar yaşıyorsam o kadar yazıyorum belki de…
onu yaşatmaksa siteden de yazmaktan da bağımsız bir şey…

imre / Ekim 21st, 2010, 15:24

”elin elimde olsun, kapı kapı dilenek”.
şu söz hatrına, bir ömür anlatılır…

ve imre yine yazmış, biz yine okumuş, gönlüne sağlık dileklerimizi yollamışız…

bloghane / Ekim 26th, 2010, 23:18

What do you think?

ÇUBUKLU FORMA

Hizipleş!

Google Gruplar
yazıhane.org grubuna kayıt ol
E-posta:
Bu grubu ziyaret et

Destek

ACF loading animated gif