puşt!
ulan abdülhey’de puşt olmuş, adam satıyor. hey gidi…
ulan abdülhey’de puşt olmuş, adam satıyor. hey gidi…
herkes bir hesaplaşma peşinde değil mi? bir şeyin ucunu tutup başka bir şeyin ucuyla birleştirme gayretinde. hey. beş dakka da değişir bütün işler.
bu kadar yapmacıklık arasında, hayır bu da böyle olmasın şöyle de olmasın diyerek, katılmayı kabul etmediğin sürüye alternatif başka bir sürü önerdiklerinde ona da karşı durabildiğin ölçüde insansın. ama sonra adın her şeyi eleştiriyor, hiç bir şey beğenmez, götü kalkmışa çıkar. bazen de “hm bunun kesin kalkar, şimdiden uzaklaşalım” şeklinde bir niyet okuması şeklinde zuhur eder. ben de böyle arapça-osmanlıca kelimeleri bilhassa seçip kullanarak kendimi iyi hissederim. peki ya, kendisine her önerileni “kendi özgür irademle seçtim” geyikleriyle ve elbette mutlu mesut fener alayı şeklinde kabul edenlere ne demeli? insan mı
sanmıyorum.
Bu akşam Rize maçı vardı. aldık biz bu maçı tamam mı? sonra ne oldu. eve geldik, şampiyonluğa inanmış bünye ile bunu kutladık. Doğumgünümüz hasebiyle olmasa bile bir nedenle evimizde olan bu çikolataları yaratana hamdolsun. akledip “bunu serice üretelim memleket çoklata görsün” diyen arkadaşlardan da Allah razı olsun. bize de afiyet olsun. mihaman’a da kapak olsun : ) geliyoruz
Geçen günlerin birinde Gazi olayları diye bahsedilen olayların yıldönümüydü. Kaçıncı kez eylemler yapılıyor bilemiyorum… Polisle çatıştılar, sokakları yakıp kaldırımları kırdılar. Bölücübaşının posterleri ile slogan attılar. bıdı bıdı bıdı….