karlı hayaller
biz güzel hayaller kurardık. en sade, belki çok klasik ama en güzel hayalimizdi bu: çok kar yağardı, biz sıcak evimizde otururduk. çayımızı demler pencereden karı izlerdik. ben her zaman çocuktum, kar yağınca daha çok…ve sen bu çocuğu çok severdin. sen, bir kar tanelerini izlerdin bir kara hayranlıkla bakan çocuğu. bu hayale ben hep bir kedi eklerdim, sen kızardın…
bu sabah allahın bir sürü meleği bir sürü kar tanesi bırakıyordu gökyüzünden istanbula. ev sıcaktı, paşa yanımdaydı, kahvem fincanda…bana bakan fotoğrafına seslendim, “kedimiz bile var sen nerdesin?” paşanın varlığı öyle garip geldi ki o an; hayalimize zorla soktuğum kedi buradaydı, ama asıl kahramanı sen yoktun… çok saçma ama, sanki o zaman kedimiz de olsun diye tutturmasam şimdi sen burada olacaktın ve hayalimizi yaşıyor olacaktık diye düşündüm.
seninle paylaşmayınca her mutluluk, her heyecan daha çok hüzün ya, bari yanına geleyim karın sevincini beraber yaşayalım istedim. sana gelecektim, çok tipi var diye vazgeçtim.
akşam balkonda karlara bakıp, istanbula en son ne zaman bu kadar çok kar yağmıştı diye düşündüm: 2004′te.
bu seneki gibi kar yağmıştı, çok yağmıştı.okullar tatildi,babam işe gidememişti,evdeydi. dışarı çıkmak için tek bahanem kar oynamaya çıkmaktı. sen kara aldırmadan beni 1 saat görebilmek için 2 saatlik yol gelmiştin. parkta kar topu oynamıştık. dönüşte yolda kalmıştın. ama ertesi gün yine gelmiştin…
şimdi o gün aklıma gelince çok utandım, çok pişman oldum yanına gelmediğime…
yarın görüşürüz…






ürdün kraliçesi rana abla, neden başını örtmediğini anlatmış İngiliz magazin dergisi Hello’ya. aslında fena değil cümleleri ama haber olması için filistinli bir arap olmasının yanında her ne kadar yan taraftaki fotoğrafta italyan ev hizmetçilerine benziyorsa da kraliçe olması da etkili tabi. ama bence asıl göz ardı edilen kocası ürdün kralı abdullah’ın bir ingiliz anneden doğması. aslında tam bu da değil. aynı zamanda haşimi hanedanının lideri olması.
