dikkat şiir!
“bilesin kavuşmak yoktur İslamlıkta
kavuşanlar ancak gâvurdur”
Süleyman Çobanoğlu / Tekfurun Kızı
Karıcığım bana eroin koya
Rabbim şimdi bir polisi tutuklar gibi
Değişik bir hayvan tıkanıyor göğüslerimde
Menşei cam çocukların haysiyetiyle
Pasiflora anlamında tiren koşayım.
Koşayım filmlerin ismi bu olsun
Şehre laciverd bir ceket gibi yakışsın yağmur
Rabbim gör Rabbim duy Rabbim bağışla
Rabbim kızın annesi bankada memur.
Sol yanlarım cumartesi küle çalışsın
Mason teşkilatlara çarpsın bisiklet
Titreyeyim muştulara sapayım kopkor
Rabbim kız okula geliyor, Yaşasın Cumhuriyet
…
ah muhsin ünlü / gidiyorum bu*
kısık ses!
Berfin geçen, içinden Berfin geçen bir şiir yazsam. ama şiir yazamam ki. şiir yazsam, Berfin uğrasa sessizce…
yusuf miroğlu’na özendiğim yıllar daha gençtim. kuşçu’ya sahip olmakmış benim asıl arzum. ha yusuf ha ismail ne farkeder. bir adam olsun, gözlerine bakamayacak kadar korktuğumda bile, bir sıcak çay uzatıp ‘şarap içmek hoştur ama ayık olmak başkadır başka’ dese.
bir insan eğer sırf benim yüzümden üsküdar’a küsmüşse ve ben bütün saadetimi üsküdar’da yaşıyorsam hala, özür dilerim.
ismail kılıçarslan’ın fayrap’ta üç tane şiiri var. süper. cinnet modern diye bir şey var, süper. aşağıda. diğer iki şiir fayrap’ta! (daha fazla…)
Yaklaşan
Bir akşam vakti sms olarak telefonuma düşen şiir. herkesten önce Yazıhane’de…
yani belki de mehdi hepimize email atar
gider biat eder, atarız üzerimizden sorumluluğu
hatta belki utah jazzin oyun kurucusu kimdi diye sorarak
inceden puştluk yapıp, turbanla denize girerek beş yıldızlı haremlik mekanlarda
halkların ensestliğine, ensesi, ensesi kalınlığına şapka takanların
siyasi şiire, kara öyküye, Allahsız baladlara selam eder
gözlerinden öperim eskiden böylemiydi diyenlerin
eskiden böyle değildi, padişah efendimiz vardı başımızda
ulufe dağıtır, ferman çıkarır, biraderini öldürürdü
ne güzeldi rum kadınların şuh sesli şarkıları, ne güzeldi tacettin dergahı
eskimiş bir paltoya istiklal ne de güzel yakışırdı
ya istiklal ya ölüm zaten ağa
ya bodrum ya şeysel adaları, başkası mümkün değil
mümkün değil kredi oranlarında indirim yapmamız
promosyonsuz alışveriş imkansız, onlar da gelmeyiversinler cafelere
hem zaten onlarda ne varsa artık televizyonlarda da var
görülmesi gereken herşey vallaha billaha
bana inanmıyorsanız hemen kısa mesajla sorabilirsiniz tanrıya
zira devrimizde asla girilmez asla girilmez allahla kul arasına
allah, kul mehdi… şeriat mı istiyorum lan ben yoksa
İsmail Kılıçarslan
Beş yıl sonra çok üzgünüm
2002 yılında yazdığım ?Çok Üzgünüm? isimli
şiire ve Hakan Arslanbenzer?e selam anlamında?
bir çeteci dağını kaybedince tüfeğini değil, bir kadın
gül yüzlü oğlunu kaybedince erini değil, bir adam
anlamını kaybedince bu dünyada yerini değil, bir yalnızlık
ne çok yalnızlık, ne çok hayat, ne çok korkaklık var masamızda
çok üzgünüm
?günaydınım, nar çiçeğim, sevdiğim? diye başlayan şarkılarla
şarkılardan şarkılara doğru yollar var, gizli geçitler, dehlizler
benim de üzerime doğuyor ah şu güneş, güneş doğuyor
sayıklamaya dönüşüyor, kırk derece ateşte, doktor geliyor
doktorlar! işte sizinle aramızdaki fark diyerek gülümsüyorum
çok üzgünüm
Non Dolet Şiirleri - Hasan Hüsrev Hatemi

- NON DOLET 1
- Keder bir fener gibi döner geceleri,
Ve bezgin seher gelir ardından
Her tanısmayı bir ayrılma say;
Her doğum bir ölüm habercisi
Kavustuğumuzda ayrılmıştık bu kesindi,
Her güne ayrılığın korkusu sindi
Gerçegi bilmeyen yüreğimiz,
Hep yeni tanışmalara gereksindi…
Her kavuşmayi bir ayrılma say
Karanlık umutsuzluktan geçene,
Tek mum ışığı çırağan görünür,
Oysa iyi bilinir ki dönüş yolunda
Asla çırağan yoktur…
Çok sayıda sâm-i gariban yaşanır,
Nice yaman acılar çekilir ve bir gün,
Sızılar acıların yerini alır,
Yürek kederli bir sevinçle anlar
Acının yok oldugunu artık.
Her kavuşmayı bir ayrılma say;
Keder bir fener gibi döner geceleri,
Döner geceleri keder bir fener gibi,
Ve bezgin seher gelir ardından…
Her kavusmayi bir ayrılma say;
- (daha fazla…)
şiir, biraz şiir
dersten kaçınca geri dönmek zorunda hissetmem kendimi
belki de tırnaklarımı yerken utanmamla ilgili
belki mezar taşlarına bakınca nesnesin
belki sen dün gece oldun
belki farkında değilsin
ve cebimdeki cek yapımı makine sana en çok erkek olduğunu
şimdi bunları ben düşünmesem kimsesiz kalmaktan korkuyorum iyi mi
o kızı bir daha görememekten
kul vefasızsa kader ne yapsın diyememekten
korkuyorum Allah’ım ve görünürde bir yorgan yok
durum şimdilik bu
durum şimdilik son vapuru kaçırmak kadar tehlikeli
İsmail Kılıçarslan
Bir gece QAZAQ’ın cep telefona gelen şiir, çaldım ve yayımladım affınıza sığınarak…