geçmiş olsun faruk
selam ile
15 mayıs 2008 perşembe.
sanıyorum 28 nisan’da gittim ilk defa. soğuk algınlığı yada mide fesadı felan zannediyordum. neyse.
daha önce çok defa özel hayatımda, iş hayatımda ne bilim eşime, dostlarıma ve evet aileme karşı bir sürü mücadele vermek zorunda kaldım. hepiniz aşağı yukarı benimle benzer mücadeleleri vermişsinizdir. meslek hayatımda çok mücadele ettim, hamdolsun kimiz zaman kazandım, kimi zaman kaybettim, kimi zaman kaybettiğimiz sandığımda aslında bunun önemsiz olduğunu olduğunu görüp rahatladım felan. ama sanıyorum her zaman karşıma aşabileceğim engeller çıktı. yuh, bu kadarı da olmaz demedim. madem karşıma çıktım, galiptir bu yolda mağluplar bile dedim. iyi de demişim.
bazen bazı arkadaşlarla münakaşalarımız oldu. tartışmalardan sonra ben pek azı ile tamamen ilişkimi keserim. bunlarda da kesin yargılarım yoktur, değişebilir zamanla. kah ben haklıyım dedim, kah haksız olduğumu bildiğim halde çirkeflik yaptım kimi zamanda haksızlığıma boyun eğip sustum. ama haklı olmak için, yani o mücadeleyi kazanmak için de çok mücadele ettim. nasılsa herşeyin hesabını vereceğiz. kalbini kırdıklarım ve kalbimi kıranlar bir araya toplandığında kimseden bir şey saklayamayacak durumda olacağız nasıl olsa!
jerfi qazaq’ın dediği gibi şimdi de bir hastalığa musallat oldum. 3 haftadır tetkikler, ön müdaheleler devam ediyor. 5 mayısta bir ameliyat oldum. vucudumda üç yerde çeşitli büyüklüklerde tümör tespit edildi. birisini yani kökünü aldılar. geriye esas oğlanlar kaldı. bunların tedavisine kemoterapi hastalığıma da kanser diyorlar. ilk duyduğumda biraz yadırgamıştım. şimdi geçti. 3 ay sürecek bir tedavi sürecine gireceğim bi kaç gün içinde. biraz zor bir süreç olduğunu söylüyorlar ama ben en büyük zorluğu kolumdan ilk kan aldırırken aşmıştım. kan vermekten o kadar korkuyordum ki, hemşireyi mesleğinden soğuttum sanırım. ama şimdi kolum delik deşik, tam kapanmamış bir ameliyat yaram ve üzerine nerdeyse her gün değişik yerlerden iğne ya da kan aldırma. ben o ilk kan verme sırasında -ki tam dört tüp doldurdular- attım bütün korkularımı, sıkıntılarımı. bundan sonra sanırım daha fazla delik deşik edemezler beni : )
neyse, benim eylüle kadar uğraşmam gereken bir kanser var. korkarım epeyce meşgul olacağım. siz kendinize iyi bakın. yeni sezonda yeniden görüşmek üzere…
14 Haziran 2008
bir ay önce yukarıdaki yazıyı yazıp yayımlamayı düşünmüştüm. kısmet olmadı. o günden sonra pc yüzü görmek de başka bir şey görmek de nasip olmadı. bugün, kemoterapiye başlayalı 23 gün oluyor. ağustos ortasına kadar sürecek bir tedavi süreci var. son bir kaç gündür sıkıntılar geçti. hatta bugün hastahaneye yattığımdan beri ilk defa dışarı çıktım. ali usta’nın hayat ne garip vapurlar felan lafı aklıma geldi. hakketten : )
14 Haziran, 2008 at 5:32 pm
yürü be abi, kim tutar seni!
14 Haziran, 2008 at 6:17 pm
Dostum Türk dizileri gibisin,sezon finalini bizi merak içinde bırakarak yapıyosun.
Ama klişedir,her yeni sezon eylül ayında, merakla bıraktığı yerden, bıraktığının aksine bi seyirle devam eder.
Yeni sezonda,yeni maceralarda buuşmak üzere.
Not:Önümüzdeki sezon finalin için klişe tahminlerim de yok değil hani…
Enes-Nihal Reyhan
14 Haziran, 2008 at 7:48 pm
gerçekten garip ama di mi patron, baksana vapurlar falan : ) ben demiştim zaten düğünüme gelmemek için uydurduğun bir dinlenme süreci bu hastalık dediğin şey. altı üstü takacağın bi çeyreklikti ama olsun, ben onu senden söke söke almayı da biliyorum, hamdolsun.
alexandre beyin düğününden sonra çınaraltında çay içeceğiz inşallah. çabuk iyileş. asabımızı bozma bizim : )
15 Haziran, 2008 at 12:47 am
o tetkikleri çok iyi biliyorum ben de faruk.
hepsi geçiyor, hayat daha bir güzel görünüyor sonra.
güzel olacak herşey…acil şifalar.
15 Haziran, 2008 at 5:11 pm
Kardeş bundan sonra Ankara’ya birlikte gidip birlikte ziyaret edicez sonra hastalık falan musallat olmasın diye:)
Walla ben ekibe çay sözü verdim, içecez sabaha kadar, sen de kimseye söz verme malum tarihte:)
Blogunda yazını gördüğümde o kadar mutlu oldum ki anlatamam, yüzümde şu anda acayip bir tebessüm var ve merak etme seni rahatsız etmeye devam edeceğim:P
Allah ellerini bırakmasın.
15 Haziran, 2008 at 5:17 pm
geçmiş olsun diyecektim esasen.
acil şifalar diliyorum.
daha önceki muhabbetlere ortak olsam geyik de yapılabilir bir durum belki.cıvıklığın lüzumu yok.
yani ben geçmiş olsun diyecektim.
geçer tabi.niye geçmesin.
ay ben de düğünüme beklerim.
çeyrek de istemem.
15 Haziran, 2008 at 5:38 pm
Seni seviyoruz Faruk… Bir an önce şifa bulman için duadayız. Sen de bizi sev… İnşaallah tez elden iyileş. Konuşulacak çok şey var.
15 Haziran, 2008 at 5:49 pm
Ayrıca bir düzelti yapalım 25 Nisan cuma günü gitmiştin hastaneye:)
15 Haziran, 2008 at 9:05 pm
Bence sen Hz Eyyübü kiskandin. Onun gibi Allahin sevgili kulu olmak istedin felan : )
Bu nesen, sabrin ve yasama sevincinle en yakin zamanda iyileseceginden eminiz. Dualarimiz seninle..
cete
15 Haziran, 2008 at 9:50 pm
çok geçmiş olsun faruk. abi sen sezonu iyi kapattın yalnız, bence yazmamak için bahane uydurdun yoksa bu hastalık durduramaz seni
hadi bekliyoruz yeni sezon ilk bölümü, fazla bekletme yalnız bizi.
16 Haziran, 2008 at 2:13 am
gecmis olsun hocam,
tez zamanda sagligina kavusman duasiyla..
16 Haziran, 2008 at 3:01 am
Alın benden de Alexandre Bey’in yazdığı kadar : )
Pek sevindim yazıyı görünce. Gerçi sevinçle şaşkınlığı da birarada yaşadım. Mezkur hastalığın muhtevasını niyeyse daha önce hiç sorgulamamıştım.
Ali Usta’nın o ismi zor telaffuz edilen hastalıkla mücadele ettiği günleri hatırladım. Geldi geçti çok şükür.
Allah şifa versin. Sağlık, afiyet versin inşaAllah.
Bugün flickrda dolaşırken (sınav zamanları en çok yaptığım şey) bir kaç ay önce bir fotoğrafa yazdığın yorumu okudum. Gülümsedim. İronik ifadeler ve bazen sahiden neyin kastedildiğini anlayamadığım cümleler : )
Bekliyoruz.
16 Haziran, 2008 at 1:16 pm
Takipteyiz…
Duamız peşindedir,bilesin.
16 Haziran, 2008 at 3:06 pm
Bu musibetin hayır tarafından alarak günah haneni sıfırlamak ve rahmetin lezzetini tatman için de bende dua halindeyim.
Allah iyi işler yapan,iyi olduğunu düşündüğümüz kardeşlerimizi korusun,amin.
16 Haziran, 2008 at 3:48 pm
alex?in düğününden sonra herhalde bir el öpma faslı için konya?ya gelinir. faruk, qazaq, marmara, şadan ercan, ali usta, kim varsa toplar gelir alex. çınaraltı?ndan sonra aleattin tepesi?nde içeriz çaylarımızı. bakın bu sefer simitler benden:)
16 Haziran, 2008 at 11:52 pm
Ey dust! Sen ki varsan, ele bil cismide canım vardır - demiş bir divan şairi.
Biran önce ayaklanıp, tasavvuf şerabımızı kaldığımız yerden içmek temenilerimle. Yeni ürünü çıkmış; Duruta da haber ver. Aleksandr da artık çayla idare etsin.
17 Haziran, 2008 at 10:33 am
büssürüüü “şey”e meydan okumayı bilmiş ve hizaya sokmayı becerebilmişken sen, bir hastalığın hayli hayli hakkından gelirsin.. “geçti de gitti maşallah” hediyeni hazırlıyorum vee göndermek için sabırsızlanıyorum!
17 Haziran, 2008 at 10:38 am
yeni sezonu merakla bekliyorum..
sağlıkla-mutlulukla güzel bir açılış olur inşallah..
çok çok geçmiş olsun..:)
17 Haziran, 2008 at 12:17 pm
“düzelecek inş” faruk diyorum düzelecek herşey.
döneceksin tekrar buraya, yazacaksın, bazen esip gürleyeceksin, biz sana katılmayacağız, kavga edecez, sinirlenecez, bazen haklısın diyecez, devam et diyecez, ben zaten kafama göre yazıyorum diyeceksin, kimseyi takmayacaksın, ama illaki yazacağız.İllaki yazacaksın, bizde illaki okuyacağız.
sende biliyorsun bunu bizde.olacak inş.düzelecek inş.
bizi fazla bekletme ve haberdar et.
yok öyle teslim olmak, kabullenmek.
zaten kim yapıyor ki bunu dediğini duyar gibiyim:)
acil şifalar diliyorum Allah’tan, çok acil şifalar.
ve birde olmazsa olmaz dualar gönderiyorum.
geçmiş olsun, geçecek inş.
17 Haziran, 2008 at 6:00 pm
çok çok büyük geçmişler olsun ve geçecek de inşallah rabbim acil şifalar versin
17 Haziran, 2008 at 7:25 pm
Bolbol geçmiş olsun diyorum kardeşim.Sen geldin Ankara’ya Alex hasta etti seni:) Bak söz, bi daha gelişinde ben gezdirecem seni….
18 Haziran, 2008 at 2:03 am
sevgili faruk kardes bak üzerinden planlar yapiliyor caylardi, toplantilardi, saraplardi bunca cikar icin tek kapi senmissin
eger cikarsin da habersizce (burda kendini nimetten sanip yakinma olayina sahit oluyorsunuz, ama olmamis gibi davranabilirsiniz, kabulumdur )davetlere gidersen zar dualarimi geri alirim bilesin :Pp
Allah dakikalarini mukafatlandirsin.
sevdiklerini sinarmis mevla böyle ignelerden korkanlari ignelerle, sevenleri sevdikleriyle
O’na emanetsin
18 Haziran, 2008 at 9:16 pm
geçmiş olsun hafız.
19 Haziran, 2008 at 9:22 am
“Öldürmeyen her yara güçlendirir” acil şifalar diliyorum kardeşim.
24 Haziran, 2008 at 11:12 am
patronun tedavisinin ikinci kürü de bitmiş bulunmakta. selamlar.
27 Haziran, 2008 at 2:13 pm
bu aralar hastalıklar ve hastalık kokan düşünceler pek bi meşgul etmişken ve ne zamandır uğramadığım bir siteye uğramışken biz de iki kelam edelim.üzüldüm artık ama sanıyorum bir dua herşeyi halledebilir.evet.neyi halletmediki dua? diyorum ve pek acil şifalar diliyorum.dualarımız üzerinizde haa,dikkat edin.
31 Ağustos, 2008 at 9:06 am
Farukcum gecmis olsun.
Seviyoruz seni.
1 Eylül, 2008 at 8:48 pm
geçmiş olsun faruk kardeşim sultanbeyliden seni taniyan tüm akrabalarin vede arkadaşlarin adina.
4 Eylül, 2008 at 10:02 pm
. geçmiş olsun.