Mayıs 4th, 2009 / Şiir

Ahmet Hakan ve Onur Caymaz bu ay çok fena Kitap-lık ve Ahmet Güntan reklamı yaptı. Hatta, neredeyse Ahmet Güntan özel sayısı olarak çıkan Fayrap bile bundan faydalandı. Mevzuyu bilmeyenler için bir özet geçelim.
Continue [devamı var manasında]
Mayıs 1st, 2009 / fy

bu hafta tekrar varmış. ne takrarı, işte şurda bahsetmiştim, onun tekrarı. bir kaç arkadaş kaçırmıştı, bilhassa onlar için. bir de elbette kendim için : ) ben de dinleyememiştim.
ali usta ordan çıkıp yine, ulen ne görmemişlik yapıyorsun diyebilir. evet, görmemişlik yapıyorum. daha önce görmedik böyle numaralar. ustacım benim sesim radyoda ilk defa çıkıyor. heyecanlanıyorum ne yapiyim : )
Nisan 30th, 2009 / Değindiri, İktibas
Ben birşeyler yazmak niyetindeydim. Hatta bir kaç karalamam da olmuştu. Lakin benim değinemeyeceğim noktaları da bilen birisinin kaleminden daha iyi yazılmış bir yazı buldum. Tam yerine rast geldi manzara koyduk!

Murat Sabuncu / Gazeteport
Bir süredir pek çok arkadaşım haftalık programını ‘Salı akşamını boş tutacak’ şekilde yapıyor. Çünkü o akşam ATV’de ‘Canım Ailem’ dizisi var. Seyredeni, beğeneni hayli fazla. Ben de bir çok bölümünü seyrettim. Zaten kaçırdıklarımı da arkadaşlarım anlattı. Diziden ‘ayrı düşmek’ yok yani. Ya seyredeceksin ya anlatılanları dinleyeceksin. Yalnız benim ‘kavrama bir itirazım’ var. Belki de bu itirazı kendime, öğrendiklerime yapmalıyım.
İtiraz noktam dizideki “aile” ve çevresinin bize yıllarca kutsal olarak “tarif” edilen “aile”anlayışından giderek uzaklaşması. Kendime itiraz noktam ise “aile” kavramının çoktan dönüşmüş olduğu ve benim bunu algılayamamış olma ihtimalim. Gelin başlıklarla dizideki çarpıcı noktaların üzerinden bir geçelim:
Continue [devamı var manasında]
Nisan 29th, 2009 / İktibas, Şiir
Beşiktaşımdan öğrendiğim bir şey var:
Yaşadın mı, yoğunluğuna yaşayacaksın bir şeyi
Takımın bitkin kalmalı tezahürattan
Sen bitkin düşmelisin bağırmaktan marşlarını
İnsan saatlerce bakabilir İnönü’ye
Denize bakan kalenin ağlarına, bir taraftara, bir bayrağa
Yaşamak yeryüzünde, kapalıya karışmaktır
Kopmaz kökler salmaktır oraya
Continue [devamı var manasında]
Nisan 28th, 2009 / Şiir
tamam sustum. ama susturamadım içimdeki yavşağı
başaramıyorum “işler nasıl” diye sormamayı, tatil planları yapmamayı
doğru, insanın başını sokacak bi evi olmalı. başını evet. başından beri yanlış olanı
şair ismail kılıçarslan‘ın hiç bir yerde yayımlanmamış son şiiri ‘eren safiye açık mektup’dan birkaç mısra…
Nisan 25th, 2009 / fy
+ bi sigara içebilir miyim?…. yakar mısınız?
- tanıştığımıza memnun oldum, tanıştığımıza memnun oldum, tanıştığımıza memnun oldum…
çok eskiden rastlaşacaktık…
Nisan 21st, 2009 / fy
her kadının hayatında, ağız dolusu küfredebileceği, onu çok kırmış, ölümün hemen bir adım önünde bir nefretinden bir şey azalmadan sert bakışlar atacağı bir erkek vardır.
misal: züleyha
(ağzına ağzına vurmak istiyorum ya. melek gibi bi kızdım, ne hallere geldim)
ama erkekler için öyle mi? kadınlar çiçektir : P
misal: tüm erkekler
(ovv bayan, sinirlenince çok güzel oluyorsunuz!)
Nisan 21st, 2009 / fy
ürdün kraliçesi rana abla, neden başını örtmediğini anlatmış İngiliz magazin dergisi Hello’ya. aslında fena değil cümleleri ama haber olması için filistinli bir arap olmasının yanında her ne kadar yan taraftaki fotoğrafta italyan ev hizmetçilerine benziyorsa da kraliçe olması da etkili tabi. ama bence asıl göz ardı edilen kocası ürdün kralı abdullah’ın bir ingiliz anneden doğması. aslında tam bu da değil. aynı zamanda haşimi hanedanının lideri olması.
Continue [devamı var manasında]
Nisan 20th, 2009 / Anket
üff seçimlere çok taktım farkındayım. ama napayım, hoşuma gidiyor.
neyse, geçen sene bu zamanlar kendi çapımda bi anket yapmışım. soru şu: yazıhane komik mi kırıcı mı? aslında bu iki şık da benim iddiam değil, yorumcularımızın. daha sonra alexandre bey komik de kırıcı da değil eğlenceli diye üçüncü bir şık eklemiş. en son sina hanım eşeğin kulağına su kaçırıp diğerleri diye de bişi eklemiş. sonuç: komik: 3,4 - kırıcı: 3,3 - eğlenceli: 1,2 diğerleri: 0,1
Continue [devamı var manasında]
Nisan 11th, 2009 / Beşiktaşım oley
maç sonu analizleri yapmayı hiç sevmem. maç şunun hakkıydı bunun hakkıydı zırvalıklarına da tahammül edemem. iyi oynayana değil, rakibinden fazla gol atana puan veriyorlar. hamdolsun, maçı kazanacağımıza emindik. buna şükür. uzun yıllardır takıma bu kadar güven duymuyorduk, artık duyuyoruz. söylenecek tek şey var!
şampiyonluk hasretiyle çok çile çektik
geceleri uyumadan sabahlar ettik
uçurumlara düşmeden tut elimizi
şampiyon ol beşiktaş?ım mesut et bizi!