Temmuz 15th, 2010 / imre
gidiyorum koca..uzaklara gidiyorum; kimsenin bizi bilmediği, hiç gitmediğimiz ve gitmeyi düşünmediğimiz yerlere..sadece ben de kalan parçanla hayat nasıl geçer bir deneyip döneceğim. zor geldi son anda ama denemek zorundayım çünkü sadece bendeki parçan ilelebet bende kalabilir…diğer parçalar elimden gitmeden yokluğu ne demek bilmem lazım..
hoşcakal..
Temmuz 6th, 2010 / imre
Nerden başlarım anlatmaya kestiremiyorum. Seni ilk gördüğüm an ne yaparım mesela? Senin yüzündeki gülümsemeyi hayal ediyorum. Dünyanın dert ve tasasından uzakta ve karşımda bir daha hiç ayrılmamacasına sen; Cennet namına en güzel hayalim bu.
Oturup dünyadaki günlerimizi çekiştireceğimiz günü bekliyorum. Şöyle taze demlediğim çay eşliğinde, mümkünse -ki orada her şey mümkün- boğaza karşı, sabah erken kalkma derdi olmadan, ah sigarayı unutuyordum neredeyse, bir yandan sigara da tüttürürüz saatlerce konuşuruz.. İşte o zaman acı günler bile gülüp geçtiğimiz anılara dönüşür değil mi?
Bir sürü şey var anlatacak, çay içmek için de seni bekliyorum.Dua et uzun sürmesin koca..Hem kocacığın duası kabul olurmuş diye duydum, anladın sen onu.
elbet birgün
Mayıs 24th, 2010 / fy
“aklımdan çıkmıyorsun dedim,başka türlüsünü yorgunum anlatmaya…”acz
Nisan 17th, 2010 / imre
Seni o kadar iyi tanıyorum ki, yaşatabilirim seni…hem sen hem ben olabilirim.
Çayda eriyen şeker olmamı istemiştin.”Ama sen çayı şekersiz içersin. Dünya zaten bir bardak çay, biz onda eriyen iki şeker olalım.” Ve evet oy birliğiyle kabul edilmişti…
Artık sen-ben sağ-sol gibi bir tümün, çevresindekilerin aslında kendilerini için tanımladıkları -evet sağ-sol tamamen etrafımızda insanlar olduğu müddetçe anlamlıdır, yalnız olan kimsenin bu ayrıma ihtiyacı yoktur- sınırları pek de belli olmayan iki tarafı oldu.
Tek başınayken çoğalmak, giderken bir parçamı alırken benim bir parçam haline gelmen kadar çelişkili. Kalabalıkla kendini uyuşturmakla tek başına kendini kanırtmak arasında seçim yapmak kadar zor.
Bazı şeylere zorlamasa keşke hayat bizi. O zaman işte bazı zaman değil her zaman hem sen hem ben olabilirim. Birini seçmeye zorlamasalar…
Ben sağımı solumu karıştırıyorum hala.
Seni ve beni karıştırıyorum.
Bırakmıyorlar işte, bırakmıyorlar…
Ocak 12th, 2010 / imre
evi toplayıp temizlediğimde sevinsen keşke. ama yine de engel olsan hastayken bunları yapmama…sen baksan bana. bir tek onu yapmayı bildiğinden her derde devadır ya senin için nane limon, nane limon yapsan yine. hem hastalık dediğin nedir geçer elbet. bazen hastalık bir varmış bir yokmuş olur bazen de…
seni kırmak istemem ama nane limon her derde deva değil! sadece bil istedim… birşey daha bil; seni özledim..
Mayıs 11th, 2009 / Beşiktaşım oley

salı - çarşamba akşamı izmir’deyim. inşallah bu sefer olacak. he bir de zaten izmir’in kızları güzelmiş, gitmişken bi bakalım. caiz midir ibrahim?
“Başına ne gelirse gelsin, karamsarlığa kapılma. Bütün kapılar kapansa bile, sonunda O sana kimsenin bilmediği bir patika açar. Sen şu anda göremesen de, dar geçitler arasında nice cennet bahçeleri var: Şükret! İstediğini elde edince şükretmek kolaydır. İş, dileği gerçekleşmediğinde de şükredebilmektir.”
Mayıs 5th, 2009 / fy

insanın bazen mektup yazabileceği birisinin olmaması ne kadar kötü. bazen tutunacağı yolun çıkmaz olması mesela… kim ne bilir. sahi çingeneler çocuk çalar mı? bi rahat bırakın madem derman olmuyorsunuz, mesela madem derman olmuyorsunuz. mesela diyorum, bazen böylece zarf ıslanmadan masada durursa, mesela diyorum zorlanınca anlatacaklarını anlatmaya… ne kötü.
Continue [devamı var manasında]
Mayıs 5th, 2009 / Beşiktaşım oley

İşte biz kötü günde hep omuz omuzayız
övünmek gibi olmasın biz karakartallıyız!
Mayıs 4th, 2009 / Şiir

Ahmet Hakan ve Onur Caymaz bu ay çok fena Kitap-lık ve Ahmet Güntan reklamı yaptı. Hatta, neredeyse Ahmet Güntan özel sayısı olarak çıkan Fayrap bile bundan faydalandı. Mevzuyu bilmeyenler için bir özet geçelim.
Continue [devamı var manasında]
Mayıs 1st, 2009 / fy

bu hafta tekrar varmış. ne takrarı, işte şurda bahsetmiştim, onun tekrarı. bir kaç arkadaş kaçırmıştı, bilhassa onlar için. bir de elbette kendim için : ) ben de dinleyememiştim.
ali usta ordan çıkıp yine, ulen ne görmemişlik yapıyorsun diyebilir. evet, görmemişlik yapıyorum. daha önce görmedik böyle numaralar. ustacım benim sesim radyoda ilk defa çıkıyor. heyecanlanıyorum ne yapiyim : )