sana büyük bir sır söyleyeceğim kapat kapıları
ölmek daha kolaydır sevmekten
bundandır işte benim yaşama katlanmam
sevgilim
-louis aragon-
sana büyük bir sır söyleyeceğim kapat kapıları
ölmek daha kolaydır sevmekten
bundandır işte benim yaşama katlanmam
sevgilim
-louis aragon-
Ne iyi olur ne kötü olur kestirmek zor. İnsanlar yanar döner azizim. Neyse, eğlenceye devam, herşeye rağmen. 'KASETÇALAR' çok acayip bir liste ile tekrar sunumda. Link sol üst köşede, görmedim deme! İyi dinlemeler. Mail grubundan da bir havadis, çok yakında yeniden hareket olacak. Oyh, geceleri yazmasam daha neşeli olabilirdik hepimiz!
maç sonu analizleri yapmayı hiç sevmem. maç şunun hakkıydı bunun hakkıydı zırvalıklarına da tahammül edemem. iyi oynayana değil, rakibinden fazla gol atana puan veriyorlar. hamdolsun, maçı kazanacağımıza emindik. buna şükür. uzun yıllardır takıma bu kadar güven duymuyorduk, artık duyuyoruz. söylenecek tek şey var!
şampiyonluk hasretiyle çok çile çektik
geceleri uyumadan sabahlar ettik
uçurumlara düşmeden tut elimizi
şampiyon ol beşiktaş?ım mesut et bizi!
yerel seçimlerden sonra bi deniz kenarı espirisidir aldı yürüdü. en bilineni, deniz baykal denize girmiş, gelsene tayyip su çok güzel diyor. başbakan’da biz denizden ne anlarız gibisinden bir laf ediyor. he komik değil ama nasıl olsa da laf soksam diye zorlarsan bünyeyi, bu çıkıyor işte.

ama basında hiç bir yerde olmayan haberi, yazihane’den okuma şansınız var, üzülmeyin.
herkes ege ve akdeniz sahillerini deniz baykal’ın kazandığından dem vursun, karadeniz haricinde cennet vatanın anadolu yakasında da marmara sahilleri chp’nin oldu. bir diğer denizimiz -iç miç deniz sonuçta- marmara sahillerindeki 5 belediyeden kadıköy, maltepe ve kartal önümüzdeki dönem chp’li belediye başkanlarının yönetiminde. diğer ikisi pendik ve tuzla ise az farklarla ak parti’de kaldı. karadenizde ise ak parti açısından asayiş berkemal! beykoz (bir yönü ile eski ama diğer taraftan yeni başkan ile) ve şile tulum çıkardı. bu sonuçlar ordu, zonguldak, sinop, bartın gibi sahilin diğer kentlerini kaybetmenin üzüntüsünü biraz olsun hafifletmiştir umarım.
seçimlerle ilgil ibr şeyler karaladık, ve o iş öyle değil dedik. öyle olmaz dedik, ama soranlar oldu öyleyse peki nasıl oluyor? tamam, acizane ben de bir analiz yapayım. çünkü cennet vatanı yönetenler demokrasi diye bir şey icat etmişler ve bizden hesap sormamızı istiyorlar. walla sırf bu yüzden yazıyorum bunları, bu yüzen veriyorum ayarı. yoksa osmanlı gibi mutlak monarşi ya da avrupadaki gibi merkezi krallıkla yönetilmek bence en cazibi. bayrak da asmazlar oraya buraya. hem biliriz Allah’ın verdiği ömür boyunca bize kim hizmet edicek.
neyse, seçim analizine gelirsek, chp ne diyor ne yapıyor beni ilgilendirmez. diğer sağ partiler nal toplarken gayet mıy mıy yürüyerek çıktığı kürsüde aslan kesilen, seyircilerin üzerine kusacakmış höykürerek konuşan, ses dengesini bir türlü ayarlayamayan liderin milliyetçi partisi ile de ilgilenmiyorum. ülkemizin siyaseten en temel gerçeği olan iktidar partisi ise zaten kendisini izleyecek adamları para ile tutmuştur. ben beleşe hizmet etmiyeyim onlara. geriye çok yakın arkadaşım, düşünce suçu işlersem müvekkili olmaya söz verdiğim avukatım abdurrahman’ın da siyaset yapmayı düşündüğü, iktiadara alternatif olabilmek için davasının liderine yalvar yakar kabul ettirdikleri taze genel başkanlarıyla gaza gelen adil düzenci partiyi inceliyorum. boyu boyuma oyu oyuma uygun nasıl olsa: %5!
Continue [devamı var manasında]
kimler nerden hangi linkleri tıklayarak geliyor diye sayacıma bakarken ilginç birşeyle karşılaştım. sanırım bir ispanyol arkadaş, türkçe bilmemesine rağmen ısrarla sayfaları karıştırmış. aynı kişi midir bilemiyorum ama üç - bş sayfa vardı bu şekilde. artık fotoğraflar mı ilgisini çekti nedir : ) çünkü ispanyol google’una ‘FAZIL SAY AND ATAIZI HANDE’ yazarak aramış öyle gelmiş sayfama. fakat daha da ilginci bu aramada ilk 15 sayfada yazıhane çıkmıyor. nasıl oldu geldi anlamadım. neyse, hayırlısı…
Continue [devamı var manasında]
seçim sonuçlarını izliyorum günlerdir, iş icabı. yoksa oy felan atmışlığım yok. ‘yakarım ulan ilçenizi de meclisinizi de’ şeklinde gerginim zaten. seçim öncesinde mitingleri izlemek, liderlerin sövüşmelerine ‘çın çın’ yapıp senin de şerefine emmoğlu demek bende bir hayli stres yaptı. yine iş icabı en yakından dedikodularına şahit olduğum parti, analizcilere göre sonuç olarak tavan yapan islamcı saadet partisi oldu. çalıştığım kurum hem fatih hem de gelibolu için başkan adayı çıkardı bu partiden ayrıca. bu demek oluyor ki, yönetim olarak örnek bir kurumuz ve buradaki yönetimimiz sırasında gösterdiğimiz adaleti sizlerin teveccühü ile başkanlık koltuğuna oturduğumuzda size de göstereceğiz, ant içeriz! yaptıklarınızın yapacaklarınıza teminat olması böyle bir şey değil mi? adaylarımıza başarılar dileyerek sandıklarına yolladık.
Continue [devamı var manasında]
aşk nasıl yazılır
tek kelimeyle mi?
yoksa iki mi
iki galiba?
insanlar her zaman aşık oluyorlar
fakat sonra ayrılıyorlar.
her şeyi affederim
ama süpermen değilim
bütün yükü
sırtımda taşıyamam.
Continue [devamı var manasında]
yeni klavyem süper, yazdıkça yazasım geliyor.
o değil de bunu dinleyip de göbek atmayanı adam yerine koymam, bayanlar müstesna!
insanlığın öldüğü yerdir. maalesef leş kokmaktadır. bir insanın ölümü üzerine alçakça yorumlar yapabilen insanların, pardon insan değil bunlar, bir kaç atımlık organizmanın bir arada olduğu lanet olası bir yerdir.
bilmiyorum canım bir düşte miyim?
hangi yılın hangi günündeyim?
ve yine bilmiyorum canım ben senin düşündeki miyim?
ya da sen… benimkindeki misin?
Geçen haftanın en acayip tecrübesi, Erkan Oğur ? İsmail Hakkı Demircioğlu dinletisinden bahsetmem gerek. Cuma günü Bakırköy?de Cem Karaca Kültür Merkezindeydim. Akşam saati, trafiğe felan aldırmadan. Evet, bundan bahsetmeliyim, söz de verdim zaten.
Oğur ile Demircioğlu sahneye teşrif ettiğinde başladı aslında her şey. Daha önce Bakırköy halkının mal bulmuş mağribi gibi her konsere geldiğinden bahsetmişti Züleyha. Fakat doğrusu bu kadar mallık pardon Mağribilik beklemiyordum. Daha ağabeyler sahneye çıkar çıkmaz bir alkış bir kıyamet. Sanki aralarında anlaşıp ?ağalar! Bu adamları ilgi manyağı yapmazsak belediye bir daha konser düzenlemez, akşamları çekirdek çitleyerek caddelerde turlamak zorunda kalırız? demişler. Ya da ne bilim, bu adamlar çok az sahne adamı görmüş, gördüklerine de şaşılacak derecede aşık olmuş. Yani eninde sonunda Erkan Oğur! Adam çılgınca ıslıklanmak değil muhtemelen edeplice alkışlanmakdan yanadır. Yani en azından duruşu, efendiliği bende onu çağrıştırıyor.
Continue [devamı var manasında]