yazihane.org

Pazartesi bugün

evim.jpg

 

Nadir Marmara’nın yaşadığı ev.

 

13 gündür açmış qazaq paşam. diyor ki bir mantı olsa da yesek : )

Eyl 3, 2007 2:51 pm under Haber Servisi, you can trackback from your own site

36 Responses

  1. Name (required):

    sandviçinden versene

  2. kaf:

    evet evet artik emindim ben yazihane ile ayni dili konusmuyordum.konusmadigim gibi yazamiyordum da.yazamadigim gibi okuyamiyordum da.okumayi ogrenmek gerek.

  3. hepatitze:

    kaf şu mevzuyu bize biraz açar mısın?

  4. kaf:

    hocam ben degil de siz acsaniz biraz.ben hicbir sey anlamiyorum ki…

  5. lao:

    ev güzelmiş, yeşillik felan…
    selam ilet, gelirse ilk mantısı benden olsun, afiyet olsun…

  6. lao:

    sevgili faruk ve hepatit ze müsade ederse ben elden geldiği, dilden döndüğü kadar kaf’a yardımcı olayım. evvela diller arası diyalog önemlidir anlaşabilmek için. ama bu bile ancak olayların dış yüzünü anlamaya yeter. yani kabuğu ama kabuk da önemlidir, özü korur ve ondan izler taşır. peki öz nedir, işte asıl mesele o. bütün anlaşmazsızlıklar öze dair muhtelif söylemlerin çıkarttığı fitneden çıkmaktadır. hurafelerde girince işin içine ne oluyor, gençlik anlamdan uzaklaşıyor. yaa neler neler…

    şimdi özden bahsedince tabi anlatmak da gerekir, ama öze dair konuşmak faruğa yakışır. ben yardımcı olabilmek için en fazla ancak kendimin öze ulaşabilmek için yaptıklarımdan yaşadıklarımdan bahsedebilirim… müsade olursa oda tabi

  7. faruk:

    eyvallah lao.

    evvela belirtmek lazım ki, bir anahtar bir kilidi açar. her anahtar aynı kilidi açmaz. burada ayıp ne anahtarda ne kilittedir. anahtarın terkibinde yer alan “kapalı olanı açma” tutkusu, kilidin bizzatihi kendisini oluşturan “ardındakini saklama” hususiyeti ile birleşince işte bizim “öz” dediğimiz cevher tezahür etmiş demektir. icabı gereği biri bir diğerinden bağımsız ve önemsiz değildir.

    eşyaya mana verebilmek, anlamlandırabilmek için şahsi görüşüm öncelikle anahtar ve kilit denklemindeki zıtlıkları, karşı koyuşları olağan kabul edip dostça yaklaşmak gerekmektedir. bilinmelidir ki, bizim öz dediğimiz hadise “halkların kardeşliğidir” ve yaşasındır.

    şimdilik böyle bir girizgah yapalım lao, sonra sen yaşadıklarından bahsederek örnekler ver zahmet olmazsa. bu şekilde genç dimağlarda kendimize bir yer edinelim.

  8. Kâni Çınar:

    N. Marmara’ya 3 defa selam ediyorum. Evinin pencereleri adedince dua ediyorum. mantı bizim işimiz. Malum doğuya yakın olan da biziz. Soğumasın mantı. Buyrun. Cümbür cemaat. Buyrun. Marmara başta buyrun…

  9. un4:

    hımmm tam da mantının üzerine gelmişim.. :)
    tatlı da benden olsun bari.. şekerpareye kimse hayır demez sanırım :D

  10. hepatit ze:

    ayıp olmazsa ben künefe öneriyorum.

  11. kaf:

    eger hic ayip olmazsa ben sutlu tatli alsam.

  12. faruk:

    kaf, önce sen şu meseleyi bi açıklasana. tatlı yemekse maksat en çok ben yerim :)

  13. kaf:

    ozetle hocam ben sizin bu yazihane yi anlamiyorum ya iste.alt yapim yok.sonradan dahil olup anlamak da zamani alcak sanirsam.

  14. faruk:

    tamam da neyi anlamıyorsun ben de onu anlamadım. altyapı felan neyse hallederiz dert değil. sen şikayetini sıkılamadan bi anlatsan…

  15. kaf:

    cok pismanim keske anliyormus gibi yapmaya devam etseydim.:(ya mesela simdi bu nadir marmara nin yasadi evi buraya birden neden konuldu.mesela onu da anlamadim.:(

  16. faruk:

    nadir marmara çok kıymetli bir dostumuzdur. uzun zamandır ülke dışında yaşıyor. ondan haber bekleyen diğer dostları için bilgilendirme olsun istedim.

    mesela sen de yaşadığın yerin fotoğrafını yollarsan, senin yaşadığın yeri merak eden arkadaşlar için yardımcı oluruz.

  17. kaf:

    uff cidden kendimi salak gibi hissettim.

  18. un4:

    peki öyle olsun :p

  19. faruk:

    un4, sen o kadar zaman selam verme, mantı görünce atla. asıl sana öyle olsun :P
    kaf, dalga geçmiyorum. anlattıklarım çok doğrudur. gayet doğrudur. yakın bir zamanda daha ayrıntılı bir post gireceğim, o zaman daha iyi anlaşılır. kendini kötü hissetme.

  20. hepatit ze:

    yazıhane bilgiyi verip kenara çekilen bir kurum değildir kaf. faruk sürekli takip halinde olun istiyor. di mi patron?

  21. faruk:

    :D
    işte bu yüzden paraları sen topluyorsun hepatit. işi çabuk kavrıyorsun, girişimci bir taraf var sende :)

  22. hepatit ze:

    evet tabi. hazır yeri gelmişken soldaki google reklamlarına her gün tıklarsanız kurumumuz kazansın. korkarım şaka yapmıyorum.

  23. faruk:

    evet evet :) reklam mühim bişi.

    o değil de bu kaf’ın durumu beni üzüyor. lao ve hepatit bana yardım edin, arkadaşı üzmeyelim.

  24. hepatit ze:

    ben de onu diyorum patron. herkes üzerine düştüğü kadar tıklasın o reklamlara, boş geçmesin. ben bu ayki bütçeden birkaç bi şey ayırayım. yazıhane tatlı yemeye götürsün. barışalım ve dâhi anlaşalım. şekerpareyse şekerpare ama bence illa ki künefe.

  25. lao:

    mevzu böylece tatlıya bağlandı derler ya, genelde bu durumlar için olmasa da ne güzel uydu. ama öz tek başına dışardan bakıldığında uyması durumu değildir, en azından görünüşe ilişkin uyum… misal çok güzel kızların tipsiz erkeklerle olması dışardan bakılınca uyumsuz olarak algılanırken, kendi içinde, uyumun parçaları açısından herhangi bir sorun olarak algılanmamaktadır.

    özü anlamak için alt yapı üst yapı gibi şeyler gerekmez, bilakis ket vurur anlamaya. anlamak için evvelce bilinenler, zanlar v.s. terk edilmelidir. elde tutulacak tek şey bilmeye ilişkin muhabbettir.

    daha iyi anlamak için şimdi yine üstad faruk bize muhabbet ehlinden biri olarak muhabbetin herkeşce anlaşılabilecek tanımı yaparsa pek güzel olur…

  26. faruk:

    hepatit ben lao’nun tabağından yerim bi tek künefe. yoksa yemem söliyim.

  27. hepatit ze:

    biz tatlı yerken sen bize laonun sorduğu soruları açmakla meşgul olacağın için sanmıyorum ki künefe yiyebilesin faruk. tabi yine de bi laoya sormak lazım.

  28. davutyucel:

    cevanşire buradan selam ediyorum, merak etmesin ben yanına geliyorum:)

    he mantı, tatlı filan bu tür güzel yiyecekleri yapacak arkadaşlar olursa sevaptır götüreyim de sevinsin hem yapanlara da çok dua eder.

  29. lao:

    yer, çokda sağlam yer maşallah. yedikçe de ayrıca bir güzel anlatır. neden, çünkü orda aslında başka bir şeyi daha anlatıyordur, yada tam olarak anlattığını destekliyordur. efendim ne dedi, lao’nun tabağı. bu herhangi başka birinin tabağıda olabilir, lao önemli değildir. ama bir başkasıyla paylaşılan tabak. yani paylaşılan, ortaklaşılan ve bölünen değil aslında bütünleşilen bir tabak. yani muhabbet, dostluk v.s… perdelerin bir nevi yırtılması, gönlün özgürleşmesini sergiler o tabaktan künefe yerken… tabi arada bir iki dilimde biz yersek o da hoş olur, desteklemek bâbında…

  30. faruk:

    künefe ile ilgili çeşitli sataşmalara daha sonra cevap vereceğimi başta söyliyeyim. sonra korktu kaçtı olmasın. bazı arkadaşlarımız korktu kaçtı demekten kokutup kaçırmış gibi zevk almaktadır nitekim :)
    muhabbet… bu konuda bir şeyler konuşabilmek için biraz daha kamuoyu baskısı bekliyorum :P

  31. Alexandre Bey:

    Nadir’den balayı için bu evi talep ediyorum:p

  32. Ece:

    Efendim mevzuya fransızım..
    HAYIRLI RAMAZANLAR DİLERİM..

    sayg.

  33. Banu:

    Evin hemen karşısında bir semaver ocağında duman da tütüyor olmalı…

    Ve bir gül ağacı ve üzerinde kağıtlarla dolu bir bahçe masası?

  34. faruk:

    banu herşeyi paylaşmasak :) biz de daha ne özel fotolar var, boydan ve mayolu ama toplum daha buna hazır değil :)

  35. Banu:

    Evet Faruk haklısın. Ben sadece Hazar’da yüzdüğünden bahsedebilmiştim sen aşmışsın ;) Devamını bekleriz :P

  36. Jerfi QAZAQ:

    Farukcum;

    Epey oldu bu haberini göreli. Lakin leyleği havada görmekten gözlerimiz uzun bir süre ekran falan göremedi. ilk fırsatımda yazıyorum ahanda buraya.

    Önce bir defa biz Marmara’yı seviyoruz.

    Sonra onun tercih ettiklerini de seviyoruz. Bakü’yü de, tarihi de, Hazar’ı da, Üsküdar’ı da… Hatta Ankara’yı bile sevdik la.. sırf o seviyor diye.

    O güzel olanı seviyor. yapısında var bu. Baksana şu kaldığı evin güzelliğine. İnsanın kalkıp oraya gidesi geliyor hazır leylek hala havadayken. İyisi mi biz mantıyı orada yapalım derim ben.

    Ha bir de senaryo falan yazıyor diye duydum bu evde Marmara. Merak ettim cidden. Acaba ne senaryosudur yazdığı?

Leave a Reply