Sosyete şairi kimdir?
Merak ettim, bu güzel hanımları hangi şairleri yazarları okuayrak tavlayabiliriz. Anlıyoruz ki Cemal Süreyya sınıfta kaldı. İsim bekliyorum sizlerden…
Ve tabi bu arada entelliğe devam : )
Akşam gazetesinde 7 Ağustos 2007′de Özlem Uçar imzasıyla yayınlanan haber şöyle:
Hande Ataizi (35), piyanist Fazıl Say (37)la yaşadığı beraberliğin ardından eski sevgilisi Mert İncekara (26)ya geri döndü. Sevgilisiyle şu sıralar Bodrum’da aşk tazeleyen Ataizi, tatilini yaparken ünlü piyanistle ilgili ilginç itiraflarda bulundu.
Yakın bir arkadaşına içini döken oyuncu, Say’la yollarını ayırma gerekçesini şu sözlerle dile getirdi: Fazılla ilişkimiz iyi gidiyordu ama bir süre sonra sıkılmaya başladım. Çünkü sürekli Cemal Süreya şiirleri okuyordu. Tamam şiiri severim ama her gece de Cemal Süreya çekilmiyordu. Bu sıkıcı beraberlikten sonra artık orta yaşlılarla biraz zor birlikte olurum.
7 Ağustos, 2007 at 8:03 am
hehe.. ben de tam bu haberi okuyup “iki kalp” şiirini yayınlamıştım.. “Hande ne anlar Cemal Süreya’dan” diyeceğim, bana yakışmayacak.. hem hanımefendi artık orta yaşlılarla birlikte olamayacak zaten.. yazıktır, birşey demeyelim :p
7 Ağustos, 2007 at 8:16 am
şimdi orta yaşlı olmak vardı diyyorum ben
7 Ağustos, 2007 at 8:38 am
en güzeli, en güzeli.. hem orta yaşlılar daha “carizmatik” oluyor:p
7 Ağustos, 2007 at 8:39 am
bu arada senin bu site saati TR’ye göre değil yaw.. saat 16.41, benim yorumum 8.38 görünüyor.. olmuyor, olmuyor :p
7 Ağustos, 2007 at 9:06 am
orta yaşa kadar carizmatik olamayacak mıyız yani
kendimizi şapşal ergen gibi hissediyoruz böyle olunca 
sadece türkiye’ye değil tüm türki cumhuriyetlere, yavru vatan kıbrısa, orta ve uzakdoğuya ve elbette güney amerikaya hitap etmektedir 
benim site küreselleşti hanımefendi
7 Ağustos, 2007 at 9:13 am
aman faruk bey ben genel olarak söyledim.. yoksa siz başkasınız, carizma için yazıhane deyin yeter

bu küreselleşme olayını da öğrendiğim iyi oldu.. madem böyle bir akım var ben de hemen dahil olmalıyım değil mi? bunun için hangi saat dilimine geçmek gerekir faruk bey? lütfen yardımcı olun
7 Ağustos, 2007 at 9:16 am
sezan aksu abla eğer muvaffak olmadıysa başkentimiz hala Ankara. siz zaten epeyce bi küreselsiniz hanımefendi. size devlet yardım etsin. ama yok ben mezopotamya da bir ovacık alıcam oraya yerleşicem derseniz yardımcı oluruz.
7 Ağustos, 2007 at 9:16 am
he bu arada şu “carizma” olayı için yazıhane size teşekkür edermiş. yine üzerimden prim yapıyosun eşşolusu dedi bana ama bu aramızda kalsın
7 Ağustos, 2007 at 9:24 am
şşşştt.. mezopotamyadaki ovacığımı karıştırma.. çok değil, ben sadece şu 5 günlük iznim için Avustralya’dan Melbourne’u istiyorum.. olmaz mı ki? :p
7 Ağustos, 2007 at 9:27 am
Sevgili yazıhane;
“carizma” olayı için rica ederim, haketmesen inan ki öyle bir cümle kurmazdım.. sen başkasın yaw:D
ama şu faruk’a eşşolusu felan demişsin ya, çok üzüldüm yaa.. yanlış anlama, seni şikayet etmedi tabiki.. sadece dertleşiyorduk.. ama yazıktır çocuğa, senin tüm ayak işlerini yapıyor.. ona böyle davranmasan diyorum hani, o da senin kadar carizmatik olmasa da, bir insan sonuçta.. hıh ne dersin?
7 Ağustos, 2007 at 10:03 am
işte ankarada ikamet edince 5 günlük izin için melbörn’ü isteyebiliyorsun. izin 20 gün olsa belki de venezüellayı isterdin. kim bilir…
bu arada ayak işleri yaptığımı sölemişsin ya, bütün ilk gençlik carizmam yerle bir oldu. kısmet artık orta yaş carizmasına. o zamana kadar bekleyecez
7 Ağustos, 2007 at 2:07 pm
o bey eşi ile ayrılmaya karar vererek kendi adına büyük bir hata eşi adına da hayırlı bir karar vermiş olmalı. bir gazeteye evliliklerini anlatmışlardı boşanmadan evvel. eşi onun için kendi kariyerinden vazgeçmiş bir insan. bu sanatçı denen kişiler hayatlarının merkezlerine sadece kendi kariyerlerini koyarlar. başkaları onlara sadece basamak olur. sonra yükseklerde göremez olurlar ayakaltına aldıkları hayatları. ve artık doyamaz olurlar. gözleri devamlı uzaklara bakar. sonra da haysiyetli eşleri bir gece onlara lafı bırakmadan yollarının ayrılması gerektiğini söyler. sonra da sanatlarını en güzel şekilde!!! yaşatırlar.
7 Ağustos, 2007 at 3:38 pm
hımmm aslında venezüella da fena fikir değil yaa.. 5 gün için melbourne, 20 gün de melbourne+venezüella yapsak güzel olurdu aslında.. ama illa ki melbourne yani.. :p
ilk gençlik carizman için de üzgünüm ama üzülme sen.. ustalar hep böyle başlar, önce ayak işleri.. sonra da büyük işler.. orta yaşlarda elde edeceğin carizmayı düşün, kalbini ferah tut
7 Ağustos, 2007 at 6:33 pm
hımmm küçüklerinize kötü oluyorsunuz faruk bey.. benim de canım çekti şimdi, ne olacak..?
hem sigara sağlığa zararlııı…. :p
8 Ağustos, 2007 at 4:11 am
Eskiden Belediye şairimiz vardı, şimdi de sosyete şairimiz mi oldu:)
Sosyetenin Murathan Mungan okuduğunu düşünüyorum ben.
8 Ağustos, 2007 at 4:14 am
Sevgilisine İsmet Özel’in “Kanla Kirlenmiş Evrak” adlı şiirini okusaydı nolurdu diye düşünmeden de edemiyorum:)
8 Ağustos, 2007 at 5:23 am
un4, gel sana da bi dal vereyim. yakarsın, güzel oluyor.
alaxandre bey, evet ilk olarak senden geldi abi tahmin. Murathan Mungan. ben de bir şey eklemek istiyorum. Küçük İskender. tahmin tabi. daha kimler olaiblir merak ediyorum. ayrıca evraklı şiirlerinizin çağrıştırdıkları beni de gülmekten öldürüyor
8 Ağustos, 2007 at 5:25 am
dünya, evlilik kutsal bir müesse. kimin kime ne hayrı dokunmuş bilemiyorum. ama inan ben rahatladım oh be dedim
bizim derdimiz bu güzel hanımefendilerin sonraki hayatları değil de sanki biraz hangi şairlerden hangi şiirleri okursak bunları tavlayabiliriz
sıkılmaz yani 
8 Ağustos, 2007 at 6:06 am
Küçük İskender dedin de, dün sana ve Rıdvan’a okuttuğum şiirden dolayı mı:) Ben sosyete değilim bu arada:p
8 Ağustos, 2007 at 6:08 am
Evraklı şiirden:p aşklarım inançlarım işgal altındadır:)
8 Ağustos, 2007 at 6:16 am
yok Rıdvan’la alaksı
daha önce bir yerde görmüştüm. ordan aklıma geldi. şöyle bir poz. bir ayak, kırmızı ojeli ve bence çok çirkin. arkada küçük iskender serisi rafta. böyle yerden yukarıya doğru çekilmiş bir fotoğraf. diğer fotoğraflarda da cosmopolitan felan gibi kadın dergileri vardı. ona binaen dedim. yoksa biz gülten’i Allah için sevdik 
8 Ağustos, 2007 at 7:00 am
ooo ben sağlık diyorum, yeşilay felan diyorum.. bir dal da sana vereyim diyorsun :p
ama yani cümlen tam reklam sloganı gibi.. “merak etmedim, bir tadına bakayım” demedim desem yalan olur
8 Ağustos, 2007 at 7:22 am
Bu ülkenin sosyetesi iskender’in şiirine aşina değildir, anlamaz:) Ensenden öptüm Faruk seni, çok fena! :p
8 Ağustos, 2007 at 7:24 am
ne yeşili ne ayı ya. bayrak dediğin kırmızı ol. ay zaten aydır, sigaraylan alakası yoktur. bırakalım bunları emperyalizmin oyunlarına gelmeyelim. oh, miss
8 Ağustos, 2007 at 7:28 am
hişt, öpme beni iskender
hele ki o şekilde asla!
8 Ağustos, 2007 at 4:00 pm
Eğer sosyete İSMET ÖZEL e el atarsa, ben bırakırım:)
Bugünlerde SOSYETE lafına fena halde gıcığım zaten
Onlar 24 milyarlık timsah derisi çanta hediye etsinler, şiir nelerine gerek alla allaaaa..
13 Ağustos, 2007 at 6:00 am
ya abi yok böyle birşey. böyle bir sözü de ancak hande ataizi gibi aptallar söyler zaten. her gece çekilmeyebilr ama bu kadar da basit ve sıradan bir hale getirilemez Cemal Süreyya şiirleri. ne diyim, bu kadar işte.