zeynep, nedir soyundaki güzellik?
fena halde duygusalım. burnum da akıyor, ama o soğuk algınlığından. gözlerim yaşarıyor, ama o da sert rüzgarlardan. zeynebim diye bir türkü var onu dinliyorum, duygusallığım ondan.
zeynep bu kadar çok kızda isim olarak varken, herkes kendi zeynebini nasıl buluyor merak ediyorum. mesela ayşe’de çok. cengiz özkan’ın da bissürü ayşe türküsü var. birsürü dedimse 3-5 tane felan. onlarda güzel, vakti gelsin dinleriz.
bak numan’da geldi. numan, adamım…
canım bazen cola istiyor. bağımlılık yapıyor dedikleri bu mu? bazen de çok özlüyorum bir şeyi. bunun bağımlılıkla alakası olmamalı.
19 Şubat, 2008 at 8:42 pm
neyi neyi özlüyorsun?
peki biri bana söyleyebilir mi dünyada en yaygın isimlerden olmasına ragmen neden fatma lar için zeynep bu güzellik var mı soyunda kadar duygusal, güzel bir türk ,şarkı yok?neden, fatmaların makus talihi midir yani?
20 Şubat, 2008 at 12:30 pm
uff yorum yaz, sonra internet gıcıklık yapsın.. sonra sen yaptığın yorumu toparlayıp bi daha yazama..
cengiz özkanlarımı dinleyesim gelmişti.. gidip dinleyeyim bari..
bir varmış.. bir yokmuş..
20 Şubat, 2008 at 1:29 pm
sevilen özlenir, bağımlısı olunan şeye ihityaç duyulur, özlenmez..sevilene de ihtiyaç duyulabilir…
böyle bir şeyler…
20 Şubat, 2008 at 2:15 pm
kaf, fatma’lar için içli türkü olmaz mı ya. ama fatma kentli bir isim olduğu, türkünün de taşra tarafı ağır bastığı için “fatma” olarak değil de “fadime” olarak türkülerde yer almıştır. zira fatma değil fâtıma’dır zaten ismin aslı. neyse, evlerinin önü yoldur felan diye başlayan bir fadime türküsü var bildiğim benim. bilemediklerim için lütfen Lao’ya başvurunuz. yada lao burda bizi aydınlatsın.
hayal-et, hayatta her şey kısmet. sıkma canını. cengiz özkan dinlerken ’su gelir çağlar ayşem’ i de istek olarak çalarsanız benim için sevinirim
imre, çok dalangirli cümlelere gerek yok aslında. taş gibi, erkekçe ihtiyaç da duyulur, özlenir de. ihtiyaç duyulması, bağımlı olunması kötü bir şey mi ki? kurtulmak istemedikten sonra hele…
20 Şubat, 2008 at 3:42 pm
bağımlılık-ihtiyaç mecburiyeti taşır içindeki gönül meselelerinde mecburiyet tasvip ettiğimizi bişi diil
20 Şubat, 2008 at 4:43 pm
hıı o türküyü biliyorum ama orda fatma (fadime) bu güzellik var mı soyunda demiyor…:(
20 Şubat, 2008 at 10:22 pm
“gel testini bizde doldur..
gel bizim evi süpür..
uyan da namazını kıl..”
gibisinden öğretici mesajlar veriyorlar o türküde.. hadi fadime güzel değilmiş diyelim, duygusallık nerede yaa.. :p
21 Şubat, 2008 at 12:23 am
ya işteee un4tunately anlamış….
21 Şubat, 2008 at 11:27 pm
şimdi zeynep gibi olmasa da, fatmalar (fadime) içinde üç beş bir şey söylenmiş tabi. herhalde en duygusalı yine un4 bahsettiği, evlerinin önü yoldur… onun dışında bence güzel olan emirdağı birbirine ulalı var. ama orda işte biraz sitem felan da var, artistlik yapıyor fatma, söyleyende münasip bir dille kendine gel diyor…
yine tabi bir çok duygusal türkü var isim geçmeyen, biri elbet fatmalar için söylenmiştir. söylenmemişsede, fatmalar bunu bir sorgulamalıdır : )
22 Şubat, 2008 at 12:04 am
lao, benim icin de söylenmis bissürü türkü var dimi : P
gerci beni hep sifat olarak kullaniyorlar, gururuma dokuncak gibi oluyor bazen : P
22 Şubat, 2008 at 1:09 am
sina, sıfat olarakda olsa, hatta bırak sıfatı, herhangi bir gönderme yapılarak bizim adımız hiç geçmiyor : ) buna ne diyeceksin
22 Şubat, 2008 at 9:10 am
hımmm tabi sizinki daha zor Lao.. sitemle de olsa Fatma zikredilmiş türkülerde..
Lao’nun tavsiyesi üzerine “neden Fatmalar için duygusal şarkılar yok”u sorguladım ve anladım ki: Fatmalar biraz çektiriyormuş, Zeynepler gibi göz süzseler hiç böyle olmayacakmış :p
22 Şubat, 2008 at 12:24 pm
halime cok sükür diycem : ))
23 Şubat, 2008 at 3:28 pm
sina halime kim?
23 Şubat, 2008 at 7:49 pm
bloguna ugrarken sapkasini evde unutmus olan kiz.
28 Şubat, 2008 at 10:21 pm
sizin adinizdan olana turku yakilmasi o kadar da guzel sayilmaz. aliniyorsunuz yani, sanki harbi size yazilmis gibi bir enaniyet duyabiliyorsunuz. dusunsenize ne fena bir sey : )
hem biri size sirf adiniz yüzünden o turkuyu yollasa nerdeyse inanacaksiniz. yani akli falan etkiliyor
iyi degildir
gelmemek gerektir guzel turku oyunlarina
bilinmelidir ki turku yazilmistir coktan, sizden baska birine : )
ayrica evet guzellik soydan gelir : ))
29 Şubat, 2008 at 6:37 am
bi de gaydırıgobbak cemilem vardı, peki o ne ola?
29 Şubat, 2008 at 9:28 am
zeynep hanım, isimlerin bir ruhu olduğunu ve taşıyanlara sirayet ettiğini düşünürüm ben. bu sebepten olsa gerek, aynı isimleri taşıyan insanların bir şekilde aynı kaderleri paylaştığına inanır yada böyle olmasını umarım. bu yüzdendir zaten toplumlar atalarının isimlerini vermeye gayret ederler.
bu yüzden, bir zamanlar bir zeynep’e yazılan türkü, size de yazılmış sayılır bence. gönlünüzce üzerinize alınabilirsiniz : ) mesela ‘nede güzel faruk’un gözleri’ diye bir türkü olsaydı ben kesin üzerime alınırdım : P
alexandre, ‘gaydırıgobbak cemilem’ cinayet sebebidir : ) bir de şöyle bir olay var. bir ankara türküsü var ‘gözlerinin altı çukur eminem’ diye. bunu göbeğinin altı çukur eminem diye söyleyenlerde oluyor. erzincanlı bir arkadaşımızın dedesi bunu köy yerinde bir adamın ağzında duyunca, adamı öldürmeye niyetlenmiş çok ciddi bir şekilde. kor sülüman denilen bu amcamızı (Allah rahmet eylesin) zar zor ikna etmişler. bu türküdür, senin hanımla bi ilgisi yoktur felan diye. adam da ne bilsin işte, köyde bi emine kendi hanımı, adam emine’ye sarkıyor sanmış. o yüzden bunlar sakat mevzular dostum : )
bu arada nadir marmara’nın herkeslere selamı var!
29 Şubat, 2008 at 11:25 am
Öncelikle aleyküm selam:)
Bi yakınım da bir mecliste hava yakıyor demiş, sıcak olduğu için, köy çeşmesinden de su doldurara havva adında bir hanım o civardan geçiyormuş, köyün ağalarından birinin eşiymiş bu kadın da. adam bu sözün hanımına söylendiğini sanmış, bodoslama dalmış bizim elemana. öyle işte yani:)
29 Şubat, 2008 at 1:36 pm
işte sevgili alexandre; köydür, efsanedir, türküdür böyle bir şey : )
1 Mart, 2008 at 10:07 pm
bu nedir yaa (: bende balıklama daldım türküye, erkan oğurdan zeynebim türküsü sanıp. bilirsin benim için varsa yoksa erkan oğur (: yıllardır dinlememiştim bu türküyü canım da çekmişti hani. neyse..
marmara’ya benden de selam olsun.. iyi baksın kendine..
2 Mart, 2008 at 7:55 pm
dogru, ayni isimleri paylasanlarin kaderlerinde bir benzerlik var gercekten
mesela, faruklar sevdiklerine tapacak kadar deger veren duygusal insanlardir
zeynepler de daima düsen ve kanayan..
ama hayat dengelerle örülü olunca ikisi de kotaracak bir seyler buluyor iste.
hamdolsun mevlaya
3 Mart, 2008 at 9:16 am
esmanur, hala senin için zeynebim türksünü erkan oğurdan yayımlayabiliriz. sorun yok : )
zeynep, faruklar kısmı için yorum yapmayacağım. belli ki öyle bir faruk tanıyorsunuz. fakat benim tanıdığım zeyneplerde düşen ve kanayan kişiler değillerdi. en azından bunu göstermediler. bilemiyorum. fakat, dediğiniz gibi hamdolsun. bu mühim.